Hopeless adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tabii ya, bunca ölüm ve doğum nizam içinde yaşanırken, güneş programlanmış şekilde doğup, batarken, yeni doğan bir bebeğin annesinin memesini kendi kendi bulup ( süt içmeyi öğrenerek doğup) ağlayarak ihtiyaçlarını söylerken, ortalama 70 80 yıllık ömürler yaşanıp, biri gidip biri gelirken, bunca şeye boşuna demek gerçekten çok mantıksız.

İnan müslüman bile olmasaydım, sadece bu konudan ötürü bile Allah'a sonsuz inanabilirdim. Bu kadar şey boşa olamaz. Ot muyuz biz, bunca hizmet önümüze serilmiş, dünyada gerçekten en üstün varlıktır insan (dünyada diyorum). Ve bunca yapılan kötülük cezasız, iyilik ise mükafatsız kalacağını hiç düşünmüyorum.

Ölümden sonra kesinlikle hayat vardır. Yani bu yeniden dünyaya geliş değil, ahiret hayatından bahsediyorum.
genetik ve evrim bilmeyince böyle oluyor işte. bu yüzden okullarda özellikle bizim gibi ülkelerde evrimi yasaklarlar. din adı altında da sadece sünni islam öğretilir. diğer dinler de ortada yoktur.

pek çok bilgi/kod dna'ya işler, kalıtsal hale gelir. evrim böyle yol alır. gereksiz, işe yaramaz bilgi ve öğrenimler körelir, faydalı olanlar dna'da tutunur ve yol alır. böyle böyle nesilden nesile aktarılır. bir bebek doğduğu anda memeye doğru hamle yapmaya başlıyorsa bunun sebebi geçmişten gelen genetik kodlamadır. yani senin düşündüğün gibi, geçmişteki bebeklerde böyle bir durum yoktu. zaman içinde ortaya çıktı.

daha basitleştirirsek.

memeye yönelmeyi bebekler bilmez. anneler bu yönlendirmeyi yaptıkça bebekler buna alışmaya ve bir süre sonra kendi arzusuyla memeye yönlenmeye başlar.

bu memeye yönlenme durumu uzun yıllar içinde kalıtsal hale gelir ve sonraki bebekler zaten bu kalıtsal özelliklerle doğdukları için doğar doğmaz yönlenmeyi bilir. o bilgiye sahip olmasını sağlayan da geçmiştir.

sen yine de uhrevi düşüncelerle kendini mutlu etmeye odaklanmayı tercih ediyorsan, tercih senin elbette.


konu başlığına yanıt vermek gerekirse :

düşündüğünüz türde bir hayat olma ihtimali, reenkarnasyon ihtimalinden daha düşük. yani öldükten sonra geçmişin resetlenmiş halde bir başka bedende yeniden var olabilirsin, bunun mümkünatı bambaşka bir boyutta var olma ihtimalinden daha yüksektir. sebebi de açık. içinde yaşadığın hayatın gerçekliğinden eminsin. varsın. dününü ise bilmiyorsun, "yoktum" diyebiliyor musun? inanç kavramıyla yani ölümden sonrasıyla ilgili düşüncelerinin eşitlendiği oran ne ise " yoktum " diyebileceğin bu olay da aynı orana sahiptir. öncesinde olmadığını da bilemezsin. ancak içinde bulunduğun andan eminsin, gerçekliği şüphesiz.

bu gerçekliğin ölüm sonrası bir şekilde sürmeye devam etme ihtimali ise; var olup olmadığı meçhul düşünce dünyalarında yeniden hayat bulma ihtimalinden çok daha güçlü.