Bizim oralarda eskiler der ki; "Aşk bir sudur, iç iç kudur" yanlış anlaşılmasın, çıldırdır insanı yani. Leyla Mecnun, Aslı kerem.
Ama olayın kahramanı hep erkek, olayın merkezi hep kadınlar oluyor. Allah böyle yaratmış işte.
Şimdi gelelim konuya. Aşk bakış açısıdır sadece, kimisi karşı cinse aşıktır, kimisi dağa taşa, kimsi de Yunus gibi Allah'a. Aşkı tanımlayan bir kitap da yoktur, anlatabilecek birisi de. Yaşadıkça anlıyorsun aşkı, yaşadıkça çözmeye çalıştıkça yolun sonuna geliyorsun, görmeden aşkı.
Ha işte böyle anlaşılmaz birşey.
Ya kabullenir kendini kollarına bırakırsın, ya böyle koşarsın beşinden dananın delisi gibi. Hayatı bu kadar ciddiye alacaksan aşkı bulamazsın, bırak o seni deli etsin koparsın hayattan.
Her canlı nasıl tadıyorsa ölümü aşkı da mutlaka tatmıştır, ya da Yılmaz abinin dediği gibi k.çımıza batan platonik bir dikendir kendisi...
geç oldu yatayım ben.
---
Devam edeyim bari,
Hayatın derinidir, derdidir o anlaşılmaz
Yaşayan bir güçtür, yaşadığı sorulmaz,
Girdi mi kalbe perin eder hiç nefes aldırmaz,
Ne atsan atılır, ne de pazarda satılmaz.
Kaderin ta içindedir, alın yazısından öte,
Sallandırır seni bir öne bir geriye,
Şarap da ne ola içince dünyan kararır,
Çektin mi kokusunu burnuna ne dert ne gam kalır.
Bir damla su gibidir, çöllerde aratır da bulunmaz
Yıldırım gibidir, susuzluğu aratmaz,
Kalpte bir kor, yangın yeri eder adamı,
Ne sular seller söndürür, ne de dağların karı.
Diyar diyar gezdirir de sıkılmazsın hayattan,
Bir minik dokunuşla gelir, bazen kalp delen bakıştan,
Düştü mü içine o ıssız uçsuz bucaksız cennet,
Ne gam kalır içinde, ne de bir nebze sefalet.
Parayla pulla dünya malıyla kıyaslanmaz,
Kefeye koysan dolmaz, dağlar ise taşımaz,
Küçücük bir kalbe girer de deryalara sığamaz,
Kimisine cennettir, kimisine zindanlar.
Kaç satır yazıldı çizildi anlatamadı hiç kimse,
Bırak kendini yaşa kalp gözüyle bir dene,
Herkes arar bulamaz, gelir girer gönlüne
Aşk aşk diye atarsa gönlün, ne yapsan da nafile...