yaya geçidinde bir araba dursa arkada 40 tanesi kornaya basıyor, hayır onu da anlamıyorum napsın adamı ezip mi geçsin?
ben anadoluda yetiştim büyüdüm hocam. biz sokakta susasak rastgele bir eve gider su isterdik, suyun yanına peynir dürümü verirlerdi.
bahçeye giden topumuzu kesen dedeler vardı ama, acıktıgımız zaman ağaçlarından erik getiren de aynı dedelerdi.
ben çok hoşgörü ortamında büyüdüm. bilmiyorum çocukken mi öyle geliyordu çok mu değiştik, ya da hep böyleydi de çocuk aklım mı yetmiyordu.
komşunun cenazesi olunca 40 gün tv yi en düşük seste izlerdik, o günü sayardık.
kokmasın diye balkonda mangal yapmazdık
vs.vs.
sadece aileden bahsetmiyorum, ortam öyleydi. mahalle öyleydi, heryer öyleydi...
sürekli avrupanın kötü huyları zart zurt diyorlar. valla avrupada böyle bir saygısızlık, hırçınlık yok. biz bu kötü huyları nereden aldık o zaman?
yukarıda saydıgım halden nasıl bu hale geldik
anlayamıyorum
çünkü mahalle kültürü bitti..
eskiden
- bizimkiler
- perihan abla
- süper baba
gibi aile dizilerimiz vardı. ailenin önemini anlatan onların yerini aşkı memnu - yaprak dökümü gibi tüm sülale ile iş pişirilen dizler aldı.
eskiden mahallenin abileri vardı. sonra çukurda, miroğlunda mahallenin mafyaları aldı.
eskiden komşu açken biz evimizin bahçesinde yemek yapmazdık, şimdi komşuları tanımadığımız gibi yaptığımız yemeği kimler alamıyor diye önemsemeden sosyal medyada paylaşır olduk
suçlu kim. eğitim sisteminin bozulmasını umursamayan bizler....