Ben 25 yıldır bütün üstün yeteneklerimi, tüm bedenimi ve zekamı ortaya koyarak çalışıyorum. Yüksek teknoloji ile çalışıyorum. Yeteneğim ile yaptığım işlerde fazla rakibim de yok.
Yüzlerce başarılı projeler yaptım. Bir ev bile alamadım. Ancak geçimimi temin edebiliyorum. Buna rağmen dönem dönem kredi kullanmak zorunda kalıyorum.

Benim düşünce dünyamda, "Çok laf yalansız, çok mal haramsız o-la-maz."
Eğer bir insanın variyeti ölçüsüz ise ve miras yolu ile intikal ettiyse kendisinden öncesinde, değilse kendisinde mutlaka bir "haram" vardır.
Borç ödememek haramdır. İnfak etmemek haramdır. Zekat vermemek haramdır. Sözünü yerine getirmemek haramdır. Başkalarının zaaflarını kullanmak sureti ile kazanmak HARAMDIR.
Çalışanının emeğini sömürmek haramdır. Sana ait olmayan bir şey, önüne gelse bile almak haramdır.

Eskiden ahlaksız bir insan, değil evinden - apartmanından - mahallesinden, şehirden, ülkeden, hatta gittiği ülkeden bile tecrit edilirdi. Yaşama şansı bulamazdı.
Yapılan bir Ahlaksızlık bir ömür boyunda asılı kalırdı. Şimdi, apartman değiştiriyorsun. Hiç bir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyorsun.

Bu nedenle, dürüst ve ahlaklı insanlar başarısız olmak ve aç kalmak zorundadır. Bu bir kaidedir. İnanç sistemlerinde de sıklıkla bu konulardan bahsedilir.