İlk çıktığında bu manipülasyon mümkündü. Sistem öyle çalışıyordu. Bir takım eklentiler ekleyerek de öyle çalışmaya devam ediyor.


Bu sistem kendi içerisinde bir çok çelişki barındırıyor.

- Etik olarak kullanılmadığında, (her şeyi tesadüfle açıklayan ateistler veya aslında ispatlayamadığı ama var saydığı şeyler ile bilimsel gerçek gibi kabul edilen teoriler, hipotezler, geçersiz ama mantıklı argümanlar, radikal islamcılar, radikal museviler, radikal hristiyanlar veya budistler kullandığında)
- Güç, istenmeyen insanların eline geçtiğinde, (termonükleer bomba, covid, aşı, yapay et gibi rasyonel olmayan bilim korelasyonu söz konusu olduğunda)
- Her şeyi bildiği sanılıyor, ancak yazılı kaynaklardaki bilgiler, gerçek hayattaki ve teori aşamasındaki bilgilerin tamamını kapsamıyor..
- Meslekler yok edildiğinde,..
- Soru, eksik veya yanlış sorulduğunda ...
- İşin içine Felsefi yorumlar karıştığında,
- İşin içine Sosyal bilimler karıştığında, (Stanford Deneyi, Fareler ve İnsanlar, Körlük, Görmek vb.)
- İşin içine 1.000 yıl önce ortaya koyulan ve aslında güncel hali ile değişmiş bilgiler de girdiğinde..

Mesela; İnsanlık tarihi Sümerler veya Mezopotamya'dan başlatılıyor ama, Göbeklitepe, Çatalhüyük, Malta - Ggantija gibi 30.000 yıl geriye gidilen yerler keşfedildi. Bu bağlamda, Evrim, Avcı toplayıcı gibi bir çok teori çürüyor. Arkeologlar bu gelişmeleri yok sayıyor?

gibi rasyonel olmayan bir çok durumlar söz konusu...

Daha da kötüsü, Türkçe bilimsel değerlerin çoğu insanların kafasında ve yazılı kaynaklara tam olarak aktarılmamış durumda.
Henüz makalelere dökülmemiş, kitabı yazılmamış, görsel medyası oluşturulmamış şeyler de var.. Burada, toplumlar arası dengesizlikler vs. de ortaya çıkacak.
Dolayısı ile Türkçe açıköğretim eğitimini zor tamamlıyor ancak, MIT'de gelmiş geçmiş en iyi 2. dereceyi yapabiliyor (Dil Farklılıkları)
Bundan da kötüsü, En iyi Türk profesörler, bu sistemi oyuncak gibi tanımlıyor?

Bakalım süreç bizi nereye götürecek?