Herkese Merhaba..

Uzun yıllardır buralardayım R10'dan çok şey öğrendim, çok güzel insanlar tanıdım, maddi manevi çok yardımlarını gördüm hala da görüyorum. Burası gerçekten değerli bir yer ve ben de şu sıralar yeni yeni başlamakta olan e-ticaret serüvenimi sizlerle paylaşmak istedim ki belki benimle aynı yolu yürüyecek arkadaşlarımın yoluna bir nebze de olsa ışık tutmuş olur R10'a ve değerli üyelerine ufak bir teşekkür etmiş olurum..

Başlamadan önce belirtmeliyim ki burada yazdığım herşey benim şahsi deneyim ve düşüncelerimdir. Benim gerçeklerimdir, sizin gerçeklerinizle %100 uyuşmuyor olabileceği gibi benimle aynı fikri de paylaşmıyor olabilirsiniz. Ayrıca burada her şeyi yasal ve kurallara uygun şekilde yapmaktan bahsediyor olacağım. Şirket kurmadan ya da başka şeylerin arkasından dolanarak yapmakla ilgilenmiyorum. Sizlere de bu konularda bilgi veremeyeceğim. Bu uyarıyı da yaptığımıza göre hadi başlayalım

BÖLÜM 1

NEDEN E-TİCARET?
Aslında bu sorunun kişiden kişiye değişen cevapları olsada sonuçta dönüp dolaşıp aynı yere bağlanır. Tüm ülkeye satış yapabilme olanağı, evden çalışmak vs vs.. ki bu gibi pembe hayallerin çoğunun gerçek olmadığını yazının ilerleyen satırlarında ayrıca anlatacağım. Benim durumumda nerdeyse 40 yaşına gelmiş bir tasarımcı olarak ajansta yada freelance çalışmaya devam ederek hayatımın daha ilerleyen dönemlerini yürütebilecek mali ya da mesleki güçte olamayacağım düşüncemdir. Yani 50-60 yaşında hala freelance işlerden ev geçindirebilmenin mümkün olabileceğini düşünmemem. Ayrıca yine bir tasarımcı olarak nerdeyse son 10-15 yıldır e-ticaret yapan müşterilere hizmet verdim. Sosyal medya tasarımlarından, kurumsal kimliğe kadar ve çoğu benim yarımı bilmezken bu işleri yürütebiliyordu. Açıkçası bu durum oldum olası beni kamçılar ama cesaret edip girişmek bu günlere kısmet olacakmış demek.

BAŞLAMADAN ÖNCE
Bu işe girecekseniz bilmelisiniz ki hiçbir şey çok hızlı olmayacak. İşe adım attığınız gün ile ilk ürünü sattığınız gün arasında 2-3 ay ya da bazen daha fazla zaman geçebilir. Kar etme eşiğiniz ise çok daha uzun sürebilir. O yüzden sizi zor günlerin beklediğini bilin hayalperest olmayın. Örneğin ben 2'inci ayımdayım henüz tek bir satış yapmadım hala site ile ilgilenmekle meşkulüm. Siz de kendinizi önünüzdeki en az 6 ay cebinizden yiyecekmişsiniz gibi hazırlarsanız yararınıza olacaktır.

Ayrıca güçlü yanlarınızın farkında olun ve onları kullanın. Benim örneğimde güçlü yanım tasarımcı olmam mesela. Kimseye tasarım için ödeme yapmam gerekmiyor.. Sizin örneğin çok iyi çevreniz vardır ya da toptancıları tanıyorsunuzdur, amcanızın fabrikası vardır vs. vs. Planlarınızı yaparken kullanabilceğiniz avantajlarınızı es geçmeyin.

Bir çok e-ticaret platformu tek bir ürüne odaklanmaz. O nedenle ne satacağınızı bulun tarafına tedarik adımında değineceğim için burada es geçiyorum.

MARKA
Bir çok insan ilk adımı şirket kurmak olarak düşünür ama bence yanlış ilk adım markanızı bulmakdır. Markanıza;
  • Çok uzun olmayan
  • Kulağa hoş gelen
  • Hatırlanması ve telaffuzu kolay
bir isim bulun. İçinize sinen güzel bir isim bulduğunuzda;
  • .com ve com.tr adreslerini
  • instagram, facebook url'lerini
mutlaka kontrol edin. Bire bir aynı adı tüm platformlarda alabiliyorsanız ne ala eğer biri bile doluysa bulduğunuz marka adından ne olursa olsun vazgeçin. Emin olun daha iyisini bulursunuz. Ancak soyadınızı vs koymayın biraz yaratıcı olun. Öyle iki günde bulmak zorunda da değilsiniz kendinize zaman verin, çevrenize sorun, aklınıza gelenleri not alın vs.

Ayrıca ufak bir tüyo markanız için bulduğunuz ismin bir anlam ifade etmesi şart değildir. Günümüzün bir çok dev markasının marka isimleri kelime olarak hiçbir anlam ifade etmemekte olan tam anlamıyla uydurulmuş kelimelerdir. Örneğin Türk Telekom'un yeni cüzdan uygulamasının adı Pokus'tur. Sadece hokkabazların gösteri yaparken kullandıkları, hiçbir anlamı olmayan hokus pokus sözünde geçer. Onun dışında anlamı ya da kullanımı yoktur. Hepimizin bildiği FLO aynı şekilde hatta daha beter çünkü pokusun en azından bir kullanımı var Flo'da o da yok. Böyle bir çok örnek verilebilir. Bilmem anlatabildim mi..

Sözün özü güzel bir isim bulun, domain ve sosyal medya adreslerini alıp köşeye koyun.

LOGO TASARIMI
Yine bir çok girişimcinin yaptığı hatadır önce şirketi kurar sonra logo peşine düşer. Bunu yapmayın. Önce logonuzu yapın ya da işini hakkıyla yapan bir tasarımcıya yaptırın. Logonuzun kolay okunup anlaşılabilir, sade ama etkili bir logo olmasına dikkat edin. Gösterişten, karaşadan özellikle renk cümbüşünden hele hele altın yaldızdan uzak durun Unutumayın basit iyidir. Ancak basitten kasıtın rezil değil sade olduğunu bilin. Bu dönemde henüz kartvizit ve diğer tasarımınızı yapmaya gerek yok.

MARKA TESÇİLİ
Bu işi şirketinizi kurduktan sonra da yapabilirsiniz ancak zaten şahıs şirketi olacağı için logodan başka hiçbir gerekliliğiniz olmadığından şuanda da başvuru yapabilirsiniz. Siz diğer işlerle uğraşırken 6 aylık tesçil sürenizde bir taraftan ilerlemiş olur. Bir marka patent ofisine giderseniz sizde bu iş için en az birkaç bin lira isteyeceklerdir. Tesciliniz gerçekleştikten sonra da birkaç bin lira daha. Onun yerine https://epats.turkpatent.gov.tr/ adresine edevlet şifrenizle girerek 850 lira gibi bir ücrete başvurunuzu kendiniz yapabilirsiniz. Bu konuda birçok yt videosu da mevcut. Ancak öncesinde bir patent ofisini ziyaret edip aklınızdaki marka ismini kontrol ettirebilirsiniz uygun mu diye. Bu aşamada sırf o kontrol için sizden para istemeyceklerdir elbette sizde yapabilirsin bu araştırmayı. Ancak ister siz yapın ister bir ofise yaptırın marka patentinizi yaparken 35. maddeyi tüm alt maddeleri ile birlikte seçmeyi unutmayın. Eticaret firmları için önemli madde budur. Direk üreten firma değilseniz diğerlerine bakmanıza bile gerek yok.

ŞİRKET KURULUMU
O kadar yazdım şirket kurulumuna anca geliyorum Öncelikle bilmeniz gerekiyor ki şirket kurmak için kimseye bir kuruş ödemenize gerek yok. İnteraktif Vergi Dairesi'ne girip tek kuruş ödemeden birkaç dakika içinde şahıs işletmenizi kurabilirsiniz. Ancak yinede bir muhasebeci ile çalışmak zorunda olacağınız için şirket kurulumlarını da ona yaptırabilirsiniz. Şahsen ben mükellef co üzerinden yaptım kuruluşları. Birkaç bilgi verip ödemesini yapıyorsunuz ve ertesi gün bilemediğin bir sonraki gün kurulum işlemleri bitmiş oluyor. Söz konusu kurulum ücreti ₺699 / Ay + KDV. Bu fiyatın içine;
  • Hızlı Girişimcilik Paketi
  • Ön Muhasebe Programı
  • 100 Fatura Kontör
  • Finansal İşlemler
Ancak şirketinizi kurmadan önce yapmanız gereken bir kaç tercihte var. Birincisi ofisinizi gerçek bir ofis mi, evinizin bir odasını mı ya da sanal ofis mi seçeceğinizi seçmelisiniz. Eğer ev sahibi iseniz evinizde bu işi yapacaksanız sorun yok ancak kiracı iseniz o iş biraz sıkıntılı olabilir ev sahibinizle aranızdaki kontratta izin vermiş olması gerekli sanırım. Ya da kendinize bir ofis tutarsanız orayı gösterebilirisniz. Ancak ben sanal ofis kiralamayı tercih ettim. Böylece stopajdan da kurtulmuş oldum. Kısaca şöyle anlatayım.

Ev sahibi veya sanal ofis kullanıyorsanız stopaj yok
Diğer durumlarda stopaj var.

Benim durumumda sanal ofiste seçtiğim için ayda 1200 TL'lik bir fatura ödüyorum mükellefe o kadar. Elbette SGK vs işleri var ama onlar ayrıca işler olduğu için ayrıca fiyatlandırılıyor benim hesabıma da dahil değil. Ve son bir dipnot mükellefle 12 aylık bir taahhütle anlaşma yapıyorsunuz bilginize.

Şirketinizi açmadan önce muhasebeciniz size faaliyet alanı soracaktır ancak olurda sormazsa e-ticaret için NACE kodu 47.91.14 tür.

ÖNEMLİ NOT:
Muhasebeciniz şirket kurulum işlerini yapmak ve sonrasında muhasebe işlemlerinizi de takip edebilmek için sizin İnteraktif Vergi Dairenize giriş yapabilmesi gerekir. İnteraktif Vergi Dairesine E-Devlet şifresi ile girilebileceği gibi normal üyelik açıp e-devlet şifrenizden bağımsız kullanılmasını da sağlayabilirsiniz. Önerim e-devlet şifrenizi vermeden bu şekilde üyelik açıp o bilgiyi paylaşmanız.

KURULUŞ SONRASI İŞLER
Şirketiniz kurulduktan sonra mükellef size bilgi verecektir. Sonrasında size e-fatura mı yoksa normal mi kullanacağınızı sorarlar ve muhtemelen ilk açılışta e-fatura mükellefi olmasanızda olur derler. Sizlere tavsiyem şirketinizi açar açmaz e-imzanızı ve e-fatura sistemizi aktifleştirmeniz. Öyle yada böyle sonunda e-faturaya geçmek zorunda kalacaksınız baştan erinmeyin o şekilde yapın. Ayrıca mükellefe ödediğiniz ücret dışında e-imza ve e-fatura sistemi için para ödemeyeceksiniz zaten dahil. Mükellef size ön muhasebe için logo işbaşı hesabı da verecektir.

Daha sonra size en yakın notere gidin ve imza beyannamenizi çıkarın. Sürekli ihtiyacınız olacak yumurta dayanmadan alın köşeye koyun Ardından bir de kaşe yaptırın.

Bir şahıs işletmesi olarak Esnaf Sanatkarlar Odası'na kaydolup olmamak sizin tercihiniz.. Şehrine göre 3000-5000 TL arası kayıt ücretleri var. Eğer bu bedeli karşılamak sizin için sorun değilse kaydolun kobilere kredi fırsatları vs sunabiliyorlar. Ancak açılışınız için şart değil daha sonrada olabilirsiniz. Fakat bu gibi kredi fırsatları olduğunda en az 6 aylık üye olmanızı bekleyebiliyorlar bilginiz olsun.

Ayrıca E-İmza'nızı altıktan sonra ki kendisi basitçe bir flash disk oluyor aslında yapmanız gereken ilk şey kendinize bir kep adresi almak olsun. KEP adresi aslında bir e-mail adresi demek ama daha resmi yani. Bu adresede sürekli ihtiyacınız olacak. https://basvuru.hs01.kep.tr/ adresine girerek e-imzanız ile 100 TL ödeyerek hemen satın alıp kullanmaya başlayabilirsiniz.

PAZARYERLERİNE KAYIT
Vergi levhanız, imza beyannameniz, kaşeniz ve kep adresiniz olduğuna göre artık pazaryerlerine başvuru yapabilirsiniz. Trendyol'a başvurmak ve mağaza açmak çok kolay hiçbir basılı evrak gerekmiyor hepsini dijital olarak halledebiiyorsun. Hepsiburada'da süreç bir tık daha zahmetli sana kontratı yolluyorlar çıktı alıp her sayfasına imza ve kaşe yaptıktan sonra tarayıp tekrar onlara gönderiyorsun. 2-3 gün içinde iki platformda da mağazınız açılmış olur. Zaten bu süreçte sizi arayıp yardımcı olacaklardır.

BÖLÜM 2

Evet Birinci bölümde hızlıca bir giriş yapıp şirket kurmaktan bahsetmiştik. Hepi topu bir kaç kişi cevap yazmış ama ben yine de konuyu tamamlamak istedim. Ayrıca devamını bekleyen bir iki kişide bile olsa onlarında beklentilerine cevap vermiş olayım.. Hadi devam edelim.

BAŞLAMADAN ÖNCE?
Bu noktada önünüzde önemli bir tercih duruyor. Sadece Trendyol gibi pazaryerlerinde mi satış yapacaklsınız yoksa pazaryerlerinin yanı sıra kendi web siteniz ve sosyal medya hesaplarınız üzerinden direk satışta yapacak mısınız? Eğer sadece pazaryerlerinde satış yapacaksanız sizin için sonraki adım tedarik olacak. Ancak kendi siteniz ve sosyal medya hesaplarınızı da kullancaksanız sizin halletmeniz gereken birkaç konu daha kaldı.

ALTYAPI TERCİHİNİZİ YAPIN
Şimdi yapmanız gereken ilk tercih web sitenizin altyapısı olmalı. Burada birçok seçeneğiniz var. Piyasada büyüklü küçüklü ticimax, ideasoft, vb birçok e-ticaret altyapısı sağlayan firma var. Bu firmaları kullanmanın çeşitli artıları ve eksileri var. En büyük artıları hosting, ssl, kurulum vs hiçbir teknik bilgiye sahip olmadan sadece 1 gün gibi kısa bir sürede e-ticaret sitenizi hazır hale getirebiliyor olmaları. Bunun dışında aldığınız pakete göre değişebilen sanal pos, entegrasyon hizmetleri vs gibi avantajlarda sunabiliyorlar. Bu artı tarafı ama benim gibi bir insan için eksileri artılarından çok çok çok daha büyük.

- Her şeyden önce maalesef çok yüksek aylık ücretler istiyorlar. Gördüğüm kadarı ile en düşük paketler aşağı yukarı 1250 -1500 Tl/Ay gibi ücretlere sahip ve tahmin edebileceğiniz gibi en düşük paketler en düşük özelliklere sahip. Şahsen benim için bu ücretler çok çok çok fazla. Bir web sitesine sahip olmak için sanki şirkete kâr ortağı alıyorum gibi. Hem de üstüne para vererek.
- Aslında kendi web sitenize sahip olmuyor kendinize bir web sitesi kiralıyorsunuz. Hiçbir şeye en direk erişiminiz ya da yetkiniz yok. Sadece siteyi yönetmek için bir yönetici paneliniz var.
- E-Ticaret altyapılarından alınan sitelerin nerdeyse hepsi bibirinin birebir kopyası. Öyle ki birkaç örnek gördükten sonra saadece ana sayfaya bakarak o altyapı kime ait nokta atışı bilebilirsiniz.
- Özelleştirmek istediğiniz zaman ya imkansız ya extra ücretler talep edilir. Ki o ücretlerde ciglet parası olmaz.
- Destek konusunda ne kadar başarılı ya da hızlıdırlar kesin birşey söyleyemem. Ama bunca yıllık teknoloji yaşamımda müşteri hizmetlerinin gerçekten çözüm ürettiği bir iki firma gördüm o kadar.

Burada Shopify ve Wix'e ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Ben kendi web sitem üstünde A'dan Z'ye her konuda tam kontrole sahip olmak istediğim için detaylarını incelemedim ancak Shopify'da aylık 800 TL gibi bir ücret ödeyerek mağaza açabilirsiniz. Wix'te ise bu rakam çok çok daha komik en yüksek paketi bugün için ayda sadece 146 TL. Eğer teknik bilginiz fazla değilse wix ile başlamayı tercih etmek belki de en uygun terchi olabilir. Olmazsada kaybedeceğiniz para birşey değil yani.

Daha önce önce de söylediğim gibi ben kendi sitem üzerinde A'dan Z'ye her konuda tam yetkili olmak istediğim ve birazdan teknik bilgi becerim olduğu için hazır sistemlerden seçim yapmadım. Geriye ne kalıyor peki? Açık kaynak kodlu veya özel yazılımlar.

Özel yazılımlar bir kere para verip satın aldığınız scriptler. Ancak bu gibi scriptlerin sistemi tek sefer ödeme ile çalıştığından güncelleme, yazılımı geliştirme ya da problem olduğunda müdahale etme gibi konularda tamamen yalnız kalabilirsiniz. Scripti yazan ve ya satan kişi bu konularda her zaman size ücretsiz destek sunar mı? Ya da ücretli bile olsa sonsuza kadar o scripti desteklemeye ve geliştirmeye devam eder mi? Bence etmez..

Böylece açık kaynak kodlu yazılımlar görünen tek tercih olarak kaldı. Peki hangi seçenekler var?

Burada birçok yazılım seçeneği bulunabilir belki ama öne çıkan dört tane var.

- Magento
- PrestaShop
- Opencart
- Wordpress WooCommerce

Magento ile başlayalım ve kısa keselim Magento atık yok. Adobe satın aldı o firmayı ve adını Adobe Commerce yaptı. Tahmin edebileceğiniz gibi artık ücretsiz de değil.

PrestaShop gayet modern bir arayüze sahip olmasına rağmen birçok hosting yada sunucuda çok ağır çalışan ve her an hata vermeye mailli bir yazılım. Bence güvenilmez bir tercih.

Opencart ne yalan söyleyeyim hiç kurmadım ama gördüğüm kadarı ile opencart sitelerinde başka başka sorunları var ve geliştirmek, eklenti ve ya tema satın almak hiç öyle ucuz değil.

Gelelim benim tercihim olan Wordpress WooCommerce'a.
Şimdi benim bu tercihi yapmamım bir kaç nedeni var. Öncelikle Wordpress kullanmayı biliyorum ve wordpress her konuda dünyanın en zengin seçeneklerine sahip. Tema, eklenti, destek aklınıza ne gelirse gelsin hem ücretsiz hem ücretli binlerce seçeneğiniz var. Dünya çapında sayısız insanın 2003 yılından bu yana, yani tam 20 yıldır geliştirdiği ve geliştirmeye devam ettiği bir yazılım. Ortalama bir hosting ve güzel bir tema bulmanız ilk adımı atmanıza yeterde artar bile. Biraz web işlerini biliyorsanız ya da araştırarak öğrenebiliyorsanız hemen her sorunu çözebilirsiniz. Çözemezseniz de R10'da bile yüzlerce kişiden ücretli/ücretsiz destek alabilirsiniz.

KARGO ANLAŞMALARI
Web sitenizle aynı zamanda kargo anlaşması da yapmanız gerekli. Bu anlaşmalar size Türkiye'nin neresine giderse gitsin kargolarınıza boyutlarına göre sabit kargo ücretleri ödemenizi sağlayacak. Böylece hangi ürüne ne kadar kargo ödeyeceğinizi önceden bilebilecek ve fiyatlandırmalarınızı doğru şekilde yapabileceksiniz. Ayrıca yine bu anlaşmalar sayesinde ufak komisyonlar ödeyerek müşterinizi kapıda ödeme seçeneği de sunabileceksiniz. Benim hem MNG hem Sürat kargo ile anlaşmam var. Size en yakın şubeye giderek bu anlaşmaları kolaylıkla yapabilirsiniz. Vergi levhanız, imza beyannameniz gibi resmi evraklarınızı da yanınızda bulundurursanız o an evraklarınızı verir ve en geç birkaç gün içinde anlaşmalarınızı yaparsınız.

Kargo firmaları size ortalama aylık kargo miktarlarınızı sorar ama bu tamamen teklif verirken bir ön değerlendirme kriteri olarak sorulur. Onun dışında sizden bir taahhüt ya da minimum kargo beklentileri yoktur.

TEDARİK
Geldik zurnanın zırt dediği yere. Tedarik konusu hem çok basit hem de çok zor bir iş. Neden mi basit çünkü şehrinizdeki toptancıları ziyaret edip istediğiniz ürünü alabilir ve satabilirsiniz. Zor çünkü siz ne kadar ucuza alırsanız alın emin olun internette sizden daha ucuza satan birileri kesin vardır. Hatta trendyol gibi pazaryerlerinde iseniz bu durum sizi baya gıcık edebilir. Özellikle buybox denen baş belası yüzünden. Bu konuya daha sonra ayrıca değineceğiz. Ancak bu konudaki tercihlerimize de bir göz atalım.

- Fabrika vb direk üretenden almak
- Toptancılardan almak
- Bayilik almak
- Dropshipping

DROPSHIPPING
Tersten başlayalım, en popüleri ve en kolay zannedileni Dropshipping. Kısaca elinde hiç ürün stoğu bulundurmadan satış yaptığında ürünü başka bir yerden satın alıp kendi müşterine kargolamak ya da kargolatmak. Kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi Ama nerredeyse imkansız bir sistem. Öncelikle hemen her pazaryerinde Dropshipping modeli satış kurallara aykırıdır. Ondan da geçtim dropshipping yaptığında aslında hiçbir zaman görmediğin bilmediğin bir ürünü satıyorsun. Kalitesinden, görüntüsünden, kutusundan, dokusundan kısacası gerçek anlamda ürünle ilgili hiçbir şeyden haberin yok. Bu sistemle ilgili herşey piyango üründen tutun ürünü tedarik edeceğiniz satıcıya kadar her şey. Yeri gelmişken söyleyeyim Dropshipping eğitimlerie para kaptıracağınıza bu işten direk vazgeçin.

Birde Dropshipping yapmak için sizden para isteyen firmalar var. Yani şöyle ki siz adamların ürünlerini satın alacaksınız, ürünlerini satacaksınız bir de onların ürünlerini satmak için onlara ayrıca para vereceksiniz Ne kadar akıllıca dimi.. Bu konuda daha sayfalarca yazarımda gerek yok. Kestirmeden söyleyeyim dropshipping hayallerinin %99,9'u suya düşer. O %0,1'lik dilimde misiniz denemek istiyorsanız siz bilirsiniz.

BAYİLİK ALMAK
Hemen her sektörde ücretli/ücretsiz bayilik veren bir çok firma bulunabilir. Başlamak için ücretsiz bayilik veren firmalarla iletişime geçebilirsiniz. Ancak bunu yapmadan önce web sitenizi aktif edin. Şehrinizdeki herhangi bir toptancıdan ya da biryerlerden hiç fark etmez 10-20 kalem ürün alın ve web sitenize doğru şekilde güzel resimlerler ve ürün açıklamaları ile ekleyin. Maksadımız bunları satmak değil size web sitenizi ya da pazaryeri adresinizi sorduklarında bomboş bir sayfa ile karşılaşmamaları. Daha sonra bu bayiliklerinizden ürün tedarik edebilir ve satışlarını yapabilirsiniz. Üstelik kapı kapı ürün aramaktansa bayiliklerininiz stoklarında ürün seçmekle zaman harcarsınız.

TOPTANCILAR
Her şehirde her sektörden toptancıları bulabileceğiniz yerler vardır biraz araştırarak birçoğuna ulaşabilirsiniz. Şahsen ziyaret ederek ürünlerini görebilirsiniz. Vergi levhanız ile cari hesabınızı açtırıp toptan ürün temin edip satışını yapabilirsiniz.

FABRİKALAR VB ÜRETİCLERDEN ALMAK
En zor ancak başarabilirseniz belki de en karlı olabilecek tercih budur. Birçok firmadan direk ürün alabilmek zordur çünkü tır tır mal çıkaran firmanın satışçıları kapıya gelen bir eticaretçiyle genelde uğraşmak istemez. Birçok fabrikanın kapısındaki güvenlikten içeri girmenize bile izin vermeyecekler. Burada yazının başında da bahsettiğim gibi tanıdık varsa çok yararlı olacaktır. Yoksa tamamen azim ve şans meselesi.

Vay be yine iyi yazdım ha.. İkinci bölümde bu kadar olsun. Duruma göre belki 3'üde yazarız.