Öncelikle size ve tüm afetzedlere geçmiş olsun.
İsmini vermeyeceğim bir yerde 90lı yıllarda 3 yıl kaldım. Oradaki görgüsüzlük kabalık açgözlülük kin ve fırsatçılık konusunda çok örnek gördüm. 20 yaşına kadar rastlamadığım eşcinsel sapık tacizci birkaç kişiye ilk kez oarad denk geldim. Sözde Muhafazakar milliyetçi görünen, sokkata herkesin izlenip uyarıldığı bir yer. Ancak kendi içlerindeki kötülükleri görmeyen tamir etmeyen bir yer.
Bu kadar kötülük gördükten sonra buradada fay hattı varmış keşke bıradada deprem olsa diye beddua etmiştim. Birkaç yıl sonra deprem oldu.
Deprem sonrası oraya bu sefer de çalışamk için gittim. İnsanmusibet yaşayınca kalbi biraz yumuşar, kötülüğü düşünmez öyle mi sanıyorsunuz.? Yine edindiğim izlenimlere göre kötülük art niyet hasetlik tam gaz devam ediyor.
İşimize geldiği zaman Allah peygamber diyoruz amahayatı yaşarken Allaha peygambere düşman gibi yaşıyoruz. O yüzden her şeyden önce ibret almalı, kendimizi düzeltmeli, hayatımıza çeki düzen vermeli değil miydik? Allahtan ve insanlarda hep iyilik bekliyoruz ama çevreye hep kötülük saçıyoruz.
İşte tarih boyunca insanlığın yaptığı hata bunlar. Dünya hayatı geçicidir. Bizler ahirete kendimizi yakacak odun topluyoruz. Asıl trajik olan acı olan budur. Dua tabii ki etmeli ama hayatı da dua gibi yaşamalı değil mi?
Depremden sonra bile hırsızlık yapan fırsatçılık yapan kiraları artıran, asıl felakt işte bu, asıl felaket toplumdaki insan depremi.