benim anlamam o ki bu programı bana yazsın, başkasına satamazsın, ne ekranları, ne arka taraftaki kütüphaneleri ve kodları başka müşteri içim program yazmakta kullanamazsın diyor. bunu nasıl takip ederler bilemiyorum. daha çok patrona yaranmaya çalışan bir çömezin hazırladığı antlaşma gibi geldi bana. aklı sıra "vay beee" dedirtecek kendisine....

programın içerisine uzaktan tetikleyebileceğin rutinler koy. baktın dava falan sözkonusu oluyor, database'i şifrele, yedeğini al, sonra db'yi stop edip içerisinde file sistem'den rastgele yerlere karakterler yazıp boz. servis için çağıracaklar, davadan vazgeçmek durumunda kalırlar. sen de yedekten bilgileri geri döner, makinan bozuk kardeşim ben ne yapayım dersin.

öyle ceza maddesine böyle önlem. kendini yedirme.... ipini sağlam kazığa bağla...

zaten gelecek çok belirsiz... abk beni dinle... programı alırlar, parasının yarısını öderler, sonra dolar bir fırlar... oradan cin fikirli bir sersem çıkar "program çalışıyor zaten para ödemeyelim" der, bahabe olarak seni de dava ederler... elinde patlar herşey... benim bu uzaktan tetiklenen rutinlerle kurtardığım paranın, dize getirdiğim rezil insanların haddi hesabı yoktur. bak dinle beni, 55 senenin tecrübesi konuşuyor. ipini sağlam kazığa bağla. tıkır tıkır sözünü yerine getiren müşteri için kafanı gözünü kırıp işini yap. ama sürüngen müşterilere de elini kolunu kaptırma.... bak bu anlattığım dava numarasını bana wall street dil okullarındaki uyanıklar yapmaya kalkıştı zamanında. avukatlarla falan uğraşamazsın.

zaten aslında davaya güvenmiyorlar... dava açıldığı anda hesaplarını donruracaklar. ona güveniyorlar. "küçük adamdır, parasız dayanamaz" diye düşünüp cüzdanlarının gücünü konuşturmaya çalışıyorlar.

bu da sana aslında iş yapmaya çalıştıpın o müşterinin nasıl bir müşteri olduğu hakkında bir fikir vermeli....