Morpheus Neo'ya "Ne hissedebildiğiniz, ne koklayabildiğiniz, ne tadabildiğiniz ve görebildiğinizden bahsediyorsanız, o zaman 'gerçek' sadece beyniniz tarafından yorumlanan elektrik sinyalleridir. "

2003'te filozof Nick Bostrom, olasılığın kaçınılmaz olduğunu gösterdi. Gelecekteki uygarlıkların, neredeyse sonsuz sayıda simülasyon çalıştırabilecek kadar çok miktarda hesaplama gücüne erişebileceğini savundu. Eğer durum buysa, milyarlarca tarih simülasyonundan birinin içinde olma olasılığımız neredeyse kesin görünüyor. Ya da insan-sonrası toplumlar tarihi simüle etmek için hiçbir nedene sahip değil veya hiçbir zaman bu teknolojik yeterliliğe ulaşamıyor.

Sonraki on yılda bu fikir (dünyamızın gerçek olma ihtimalinin 'milyarda bir' olduğunu söyleyen) Elon Musk ve (olasılığı hâlâ tedirgin edici olan yüzde 50'ye indiren) Neil DeGrasse Tyson tarafından desteklendi. İki kişinin "bilim adamlarını bizi simülasyondan kurtarmak için çalışmalarını gizlice teşvik edecek kadar ileri" gitmesiyle, Silikon Vadisi milyarderlerinin bunu kendilerinin araştırmaya çalıştığı bile bildirildi.

Pikseller Var mı?

Evrende 'piksel' olmasının ihtimali var ama mevcut bilimsel bilgi onu yeterince inceleyemez. Bildiğimiz en küçük ölçeklerden biri Planck uzunluğudur. Bu, genişleyen evrenin Büyük Patlama'nın ilk 10-43 saniyesinden sonraki uzunluğudur. Ne yazık ki, Planck uzunluğu şu anda Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile test edebildiğimizden 15 basamak daha küçüktür ve yine de evrenin bir simülasyon olduğunu kanıtlamak için yeterli olmaz, sadece ayrık olduğunu gösterebilir. Kaynak: indyturk.com

Benim Fikrim

Ben bir müslüman olarak simülasyonda yaşayamıyoruz diyemem. Kuran ayetlerine bakacak olursa aslında yine bir simülasyon içerisindeyiz ama bunu Allah yarattı diyerek kafamız rahat.
Acaba biz Allah'ın yarattığı yapay zekalar mıyız yoksa insanların ya da gelişmiş farklı bir ırkın mı?
Umarım ilki geçerlidir eğer ikincisi geçerliyse tüm dinler, Kuran, peygamberler, hepsi simülasyonun bir parçası. Tabi üçüncü seçenekte var, Tanrı yok, simülasyon da yok seçeneği, ona girmeyelim

Son olarak size bir rüyamdan bahsedecem, kafama bu tür şeyleri takmadığım dönemdeyken rüyamda bir yataktan kalkıyorum, böyle sanki yoğun bakımda gibiyim, kalkmaya calısırken oradaki beyaz önlüklü doktorlar ya da profesörler mi desem bilemiyorum hemen yanıma gelip beni geri uyutuyorlar. O an öyle çaresiz hissediyorum ki korku ve öfkeyle "lanet olsun bu duruma" dercesine tekrardan uykuya daldım ve yaşadığımız dünya da uyandım