Atıcılıkla askerliği bir birine karıştıran arkadaşlar olmuş.
Askerlik silah kullanma işi değildir.
Askerliği tüfekle attığını 12 den vurmak zannedenler askerliği hiç anlamamışlar.

Konudaki mesajlarım silinmiş dört maddede özetleyeyim.

1) Kendinizi Amerika gibi İngiltere gibi, Avrupa Birliği üyesi ülkeler gibi işgale uğrama ihtimali olmayan ülkeler ile kıyaslamayın.
Avrupa Birliği kurulana kadar medeni denilen Avrupa ülkelerinin de hemen hepsinde zorunlu askerlik vardı.
Vatandaş Asker felsefesi işgale uğrama ihtimali olan ülkeler için kaçınılmazdır.
İsviçre gibi Kore gibi Finlandiya gibi İsrail gibi gelişmişlik düzeyi ve ekonomik gücü yüksek ülkelerde zorunlu askerlik vardır.
Hatta bu ülkelerde askerlikten bir ömür paçanızı kurtaramazsınız, belirli aralarla askere alıp eğitimler yenilenir.
Çünkü bu adamlar bizim milletimizin kaybetmeye başladığı tarihlerinden gelen savaşa her an hazır olma felsefesine sahiptir.

2) Askerlik silah kullanma, sağa sola dönme eğitimi değildir.
Askerlik yüksek stres altında emir komuta zinciirini devam ettirme eğitimidir.
Yani bir ordu, aç susuz, yorgun, hastayken, arkadaşlarını ailesini kaybetmişken bile emir komuta zincirini koruyabilen askerler varsa ordudur.
Askerde size 25 metrede 3 kurşun sıktırırlarken patates soydururlar, mıntıka yaptırırlar, tuvalet temizletirler.
Burada amaç sizin dandik egonuzun ve kısıtlı zekanızın düşündüğü gibi size eziyet etmek sizi aşağılamak değildir.
Burada amaç emir komuta zinciri içindeki yerinizi öğrenmenizi sağlamaktır.
Askerde patatesini de soyarsın, tuvaletini de temizlersin, gece uyanır nöbete de gidersin.
Patates soy emrine bozulan, tuvalet temizlemeye üşenen adamlara bir gün makineli tüfek ateşinin üzerine yürümesi emredildiğinde ne yapacağı meçhuldür.

3) Emir komuta zinciri hiyerarşi üzerine kuruludur.
Hiyerarşi de önce rütbe sonra kıdem gelir.
Kıdemli Albay kıdemsiz olana emir verir, kıdemli er de kıdemsiz olana emir verir.
Devrecilik savaş alanında en çok ihtiyaç duyulan şeydir ve devrecilik askere ordu hiyerarşisindeki yerini öğretir.
Yani benden 3 ay önce askere gelmiş adam bana nasıl emir verir diyemezsin, çünkü harp okuluna 1 sene önce girmiş subay da 1 sene sonra girene emir verir.

4) Vatandaş Asker kalabalık ülkeleri işgal edilemez yapan bir yapıdır.
Bu tarz ülkeleri işgal etmenin bedeli küresel güçlerin bile ödeyemeyeceği kadar ağır zayiatlara neden olur.
O yüzden işini gücünü bırakıp 6 ay askere gittiğin için savaşa girme ve o işini kaybetme ihtimalin azalır.
Çünkü caydırıcılığın azalır da savaşa girmek zorunda kalırsan müşterilerin de ölür, iş veren fabrikalar da yıkılır, hepimiz aç açıkta kalırız.
Çünkü deprem örneğinde görüldüğü üzere savaşta malın mülkün paran işin gücün seni kurtarmaz hatta hepsi yokolur.
O yüzden askere gitmenin karşılığında herkes hayatından 6 ay kaybederken toplamda herkesin evinin, işinin, parasının, anasının bacısının güvenliği kazanılır.

Son Barışta bir laç ay sıkıntı çekmekten kaçan insanların savaşta aylarca senelerce cehennem hayatına tahammül edeceklerini düşünmek çok komik.