EryGrmn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba arkadaşlar

uzun bir zamandır kime iş vermeye çalışsam bütçeniz nedir sorusuyla kaşılaşıyorum bunu kimisi hakikaten iyi niyetli sorsada çoğu zaman ne koparabilirsem mantığıyla hareket ettiklerini düşünmekteyim

Taksicilerin durduran müşteriye nereye gideceksiniz diye sorup aldığı cevaba göre alıp almama durumuyla eş değer bence

adama iş vericem bütçemi soruyor.. bunu çok denedim

özellikle küçük bir iş için bütçe sorduklarında x4 katı para teklif ettim, ama karşılığında, dostum bu para çok fazla o işin hakkı xxx tl dediğini hiç görmedim

ve hemen akla gelecek sorular şu olcak sende olsan az para vermeye kalkarsın.. hayır asla vijdanım yemiyor.. rahat edemiyorum adam cebelleşiyor ben ona hakkından az para verdiğimde zoruma gidiyor

ama biri bütçeniz nedir diye sorduğunda çıldırıyorummm sanane arkadşaım benim cebimdeki paradan.. veya bu iş için verebileceğim paradan..

sen emeğinin karşılığını istersin adamın buna bütçesi yetmiyorsa çıkabildiğini sana söyler sende yapabilirsen olur yapamazsan olmaz derrsin..

Bütçeniz nedir ) bu soruyu okuduğumda neler söylüyorum neler, o soruyu soranın kulakları çınlıyormudur acaba ))))
Bence "Bütçeniz nedir?" sorusu çok saçma bir soru değil sadece yanlış zamanda soruluyor. İlişkinin şöyle yürümesi taraftarıyım.

- Alıcı yapacağı işi anlatır ve satıcıdan fiyat ister.
- Satıcı hizmet veya ürün için fiyat teklifini gönderir.
- Alıcı teklifi değerlendirir ve kabul edip edemeyeceğini söyler.
- Alıcı ücreti kabul etmiyorsa, satıcı ile pazarlık yapar.
- Anlaşma sağlanamıyorsa satıcı "Bütçeniz nedir?" olarak tasvir edilen O soruyu sorar.
- Alıcı elindeki bütçeyi söyler.
- Satıcı bu bütçe ile işin ne kadarını yapabileceğini anlatır.
- İki taraf anlaşır veya alıcı başka fiyat tekliflerine bakar.

Tabi ki bu biraz ütopik bir iletişim şekli. O zaman bam bam bam