Yeniceri adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kemal Kılıçdaroğlu'nun şanssızlığı, Tayyip Erdoğan'la aynı döneme denk gelmesidir. Çünkü karşısındaki isim gerçekten çok güçlü. Gerek hitabet yeteneği ile, gerek gelir gelmez "Türban" konusu dile getirip, resmi dairelere girişini serbest bırakması ile, sağ kesimin ağırlıkta olduğu ülkemizde sağlam bir kemik kitle oluşturdu. Zaman içinde gücünü ve etkinliğini iyice artırdı. Yaptığı en büyük icraat ise, muhalif kadroları istediği gibi şekillendirmesi oldu. Hem Bahçeli'yi hem de Kılıçdaroğlu'nu halkın gözünde yetersiz gösterdi. Tabii bunda hem medyanın gücünü hem de muhalefetin etkisiz hamlelerini kullandı.

Şahsen bu ortamda kim aday gösterilmeliydi bilmiyorum. Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş dışında biri olmalıydı. Çünkü bu iki ismin başkanlığı bırakması demek, o illerin AKP'li bir başkana emanet edilmesi demekti. Tek temennim, tamamen demokrasi içinde, kavgasız, gürültüsüz bir şekilde seçimlerin yapılmasıdır. Lütfen hepimiz sağduyulu davranalım arkadaşlar. Memleketimiz için en hayırlı olan sonucun sandıktan çıkmasını temenni ediyorum.
Zaten tayyip önce müslümanlar için bu ülke yaşanılcak gibi değildi. sadece başörtüsü özgürlüğünü getirmesi bile hala kitlesinin kaybolmaması için yeterli. asıl sorgulamak gereken bu ülkede başörtüsü neden yasaktı o yıllarda avrupada amerikada müslümanalrın çok az olduğu yerlerde bile böyle bir yasak yoktu