Yanlış anlaşılmasın kimse darılmasın gücenmesin ama en azından elektrik faturası kadar bedeller ile yeni ev yapım maliyetlerinin bir kısmı zaten yeni ev teslim edilecek kişilerden tahsil edilmesi gerekir. Yine yanlış anlamayın ama evi yıkılmayanın suçu ne? Onlarca yıl kredi ödeyerek her yeri dökülen daire almak için 40 takla atanlar ne günah işledi? Az hasarlı veya orta hasarlı binalarda oturanların suçu evlerinin yıkılmamış olması mı? Kerpiçten ve un gibi tuğla, koca koca çakıllar ile deniz kumu ile kaçak bina yapıp imar affından faydalanan hatta faydalanmayıp hala arsa tapusuna sahip kişiler milyonluk sıfır dairelerde otursun ama oturmayanın suçu ne? Dask diye bir şey icat olunmuş, bu primi niye ödüyoruz biz o zaman madem bedava sıfır ev sahibi olacağız, dask primi ödeyen ile ödemeyen hiç bir olur mu? Elbette acıları acımızdır, yardımlar elbette yapılmalı, yaralar bir şekilde sarılmalı ama belirli bir adalet terazisinde. İstanbul'da çok daha büyük bir deprem olabilir ve belki 1 milyon daire / 100 bin bina hasar görebilir, o zaman hiçbir yardım bu felaketi karşılayamaz. Size vicdansızca gelebilir belki evet ama 3 kuruşluk malzeme ile kaçak bina yapmak suçken bunu legal hale getirenlerde mi bedava sıfır daire sahibi olacak? Bari yeniden yapım maliyetinin yarısı karşılansa fena olmaz mı mesela? Belki 300 bin değerindeki hurda bir daire değeri sıfır yapılınca 2 milyon civarı olacak, bunları hesaba katmak lazım.



10 yıl olur 20 yıl olur 30 yıl olur orasını bilemem ama bu değişik sorunlara neden olur, kimse sigorta yaptırmaz, prim ödemez, daha ucuz maliyetli binalar yapılıp kiraya verirler belki yıkılsın da sağlam sıfır bedava daire alalım diye, ne olacağını kim bilir? Çok daha farklı yöntemler uygulanabilir, müteahhit ihmali olan binaların yeniden yapım maliyeti bu müteahhitlerin mallarına el koyarak yapılabilir. Bir banka ve marketin kolon keserek yıkımına sebep olduğu binaların hem maddi yükü, hem hayatını kaybedenler için manevi tazminat bu banka ve marketlerden alınabilir. Daire tapusuna sahip ve Dask primi ödeyen herkesin tek kuruş ödemeden sıfır daireleri teslim edilebilir, daire tapusu olanlardan ev yapım maliyetinin sadece %25 kısmı alınabilir, arsa tapusu olanlardan ise yeniden yapım maliyetinin %50 kadarı alınabilir bunlar daha sonraki meseleler. Toplanan paralara gelince, pandemi zamanı güya kamunun kısa çalışma ödenekleri çalışanların fonladığı işsizlik fonundan ödenmişti, benzer şekilde bu toplanan yardımların günlük gıda dağıtımları, çadır, vinç, personel giderleri, battaniye, ısıtıcı vs. gibi giderler için sayılır yani yine kamu yardım yaptı görünüp yapmaz, kamunun yapması gereken ne varsa bağışlardan karşılanmış olur. Kalan bağışlar örneğin atıyorum ev yapım maliyetlerinin %40 kadarını karşılarsa maliyetin %20 kadarını kamu üstlenirse sadece kalan kısmı tahsil edilir. Hurda demirler geri dönüştürülür, arsalar zaten halkın, üst yapıyı da bir şekilde maliyeti bölerek yapabilirler. Zaten büyük bir ihale olacaktır ve epey ucuza mal edilecektir, benzer mimari projeler ile her bina için farklı mimari çizim, metraj, betonarme ve statik hesaplamalarına gerek kalmayacaktır. Evet belki çoğunuz vicdansızlık diyeceksiniz ama kendinizi 40 yıl çalışıp hala bir ev sahibi olamamış işçi ve emekçilerin yerine koyun önce. Ne yapılırsa yapılsın giden canların acısı beton vererek de geçmeyecek bu da bir gerçek. Kimse oh ev aldım kayıplarımı unuttum acım dindi demez.