Haram çok genel bir kavram. kime göre, neye göre haram ? örneğin faiz hara mı diye sorarsan belki sana göre haram. ama bankanın aylarca parasını bekleterek deliler gibi zarara soktuğu benim gibi birisi için faiz sadece benden çalınmış ve gaspedilmiş olanın geri alınışı. naşkasının hakkı konusu da duruma bağlı. örneğin benim zamanında iyilik yaptığım bir arkadaşım bana devlette bir pozisyon öneriyor. ben de zamanındaki iyiliğin karşığında bu pozisyonu kabul ediyorum. şimdi... bu sana göre haram ama bana göre tahsilat. arkadaşıma göre de bir geri ödeme çeşidi.

"başkasının hakkı" kavramı çok muğlak. yine faiz üzerinden gideyim. faiz haram çünkü çaba sarfetmeden bir başkasının üzerinden para kazanmak doğru değil. oysa kira haram değil çünkü bir ev sözkonusu. faiz haram çünkü paraya ihtiyacı olan birisine göz göre göre borç verip ona faiz işletim o zavallının canına okumak doğru değil. oysa bugün böyle mi.... örneğin ben bankaya gidip bana para ver demiyorum, banka bana gelip "paranı bana versene, sana karşılığında faiz veririm" diyor. şimdi bu haram mı ? yoksa haram sadece ihtiyaç sahibine kredi veren bankanın yaptığımıdır ? zaten bu işler bu kadar muğlak olduğu için tüm İslam alemi farklı isimler altında faizle yaşıyor.

aile çevreni işe yerleştirip nepotizm yapmak haram ama "iyilik yapmaya kendi akrabalarınızdan başlayınız" denmiyor mu ? bu durumda mülkatta torpille seçilen kuzen haram mı yemiştir ? bir başkasının hakkını mı almıştır ? yoksa kitapta yazılanlara uyulduğu için ortada bir sorun yok mudur....

insanın karakterini satması da genel bir kavram. benim için doğru olan senin için yanlış olabilir. ben doğru bildiğimi savunurken sen benim kişiliğimi sattığımı düşünebilirsin. sen kendi doğru ve kutsal bildiğin yolda ilerlerken ben seni değersiz ve bilinçsiz olarak görebilirim. bakış açısı herşeydir. kim ne konuda karakterini nasıl satmış, önemli olan budur. bu olayların her biri kendisine özgü durumlar içerir ve ayrı ayrı değerlendirilebilir. sen hangi kişilik satığından bahsediyorsun ?

mesela malum müteahitler... zannediyormusun ki onlar haram yediklerini düşünüyorlar ? hakettikleri şeyi aldıklarına inanıyorlar. ya cahil cüheyla oldukları halde koltuklarda oturanların "aaa tüh bak başkasının hakkını yedik" dediklerini... onlar da hakettiklerini düşünüyor. durduğun yer ve bakış açın değiltikçe bu bahsettiğin konular da değişir.

pekiyi, sana başka bir örnek daha. bu muteahitler yol yaptı, deprem oldu, sel oldu, yollar yıkıldı. üzülüyorlar mı ? hayır... vah vah diyorlar mı ? hayır. neden ? çünkü diyor ki "bu kadar paraya bu kadar iş. ben işi ustabaşına verdim, düzgün yapsaymış". sorumluluk duyduğunu veya uykularının kaçtığını mı zannediyosun ? yanılıyorsun....

vicdan fakirlerin yüküdür. din kuralları ve inanç nanka hesabın büyüdükçe esnekleşir, eğilir bükülür.

kaç yaşında arkadaşlar var burada bilemiyorum. benden daha gençsinizdir diye düşünüyorum. hayata bu bakış açısından bakmazsanız sizi yer bitiirirler.

benden söylemesi...

ha tabii bir de bu yazdığım durumun teknik adı var: yozlaşma....

sevgiler...