Ben kesinlikle katılmıyorum. 35 yaşındayım, çocukluğum atari salonlarında, haftasonları babamın muhasebe bürosunda (bilgisayar için) ve internet kafelerde geçti. Bu yaşımda halen oyun oynamaktan inanılmaz keyif alıyorum. Ancak yaptığım işi ve mesleğimi de bilgisayar ve teknoloji sayesinde kazandım ve geliştirdim. Evet sokak kültürüyle büyüdük ancak girdiğimiz kötü ortamlarda kötü alışkanlıklar edinmedik. Şuan bu kötü alışkanlıkların nirvanasını yaşıyoruz ve en çok endişe ettiğim ve etmemiz gereken konu bu olmalı. Dünyanın hiç bir yerinde her gün saatlerce ekran başında vakit geçirip de kötü alışkanlık edinen veya zeka sorunu yaşayan bir çocuğa rastlamadım. Bakmayın bazı uzman geçinen kişilerin zırvalıklarına.
Dolayısıyla ben tablet, bilgisayar ve telefona karşı değilim. "şeytan" benzetmesi de çok komik ve saçma geliyor. Ancak şunu da belirteyim, çocukluğumda büyük abimin bana kazandırdığı kitap okuma alışkanlığım var. Çocukken her gün 15dk okuma saati yapardık. Şuanda da çocuklarım için okuma saatini her gün yapıyoruz.
Sonuç olarak çocukları teşvik edeceğiniz noktalar çok önemli. yoksa tablet telefon vermeyeceğiz diye çocuğu farklı alışkanlara istemeden yönlendirebilirsiniz.