Kader çabaya aşıktır. diye bir deyim var. Özgür iradeye sahibiz. Kaderimizi biz belirliyoruz. Ancak rabbinin izin verdiği ölçüde. Çok uç bir örnek veriyorum ki anlaşılsın diye. Örneğin elinde bir silah var ve birine doğrulttun. Tetiği çekmek veya çekmemek sana bağlıdır. Çekersen sonucu belki bir ömür mahpus olmak, çekmessen özgürlüğünün devamıdır. Kısacası ömrünün geri kalanını nasıl yaşayacağına karar veren sensin. Kadere ve kazaya inanmak diye bir şart vardır. Kadere iman, kaderini senin belirlediğine inanmandır. Kazaya iman ise, sen karşındakine tetiği çekmek istemezken ve hatta aklında öyle birşey bile yokken silahın ateş alıp ona zarar vermesi sonucu kaderinin değişmesidir. Toparlarsak, senin kaderin, ruhun bahşedildiği gün yazılmıştır. Ancak bu bilgi rabbin katındadır. Yani, kainatın başlangıcından sonuna kasdar olacak herşeyi bilen rabbin, elbette senin doğumundan ölümüne neler yaşayacağınıda bilir Biz bilmeyiz. Tetiği çeksekte, çekmesekte, yani ömrümüzün nasıl geçeceğine biz karar versekte, nasıl omuşsa, zaten öyle olacağını mevlam önceden biliyordu. Umarım açıklayıcı olmuştur. Yanlış aktarım varsa düzeltin lütfen.