digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
eski eşim 6 ay psikiyatri kliniğinde staj yapmıştı ve yaşadığı herşeyi bana anlattığı için ruh hastalıkları konusunda temel bilgiye sahibim.

2 tür komplo teoricisi var.

1. Grup akıl hastasıdır. Bunlar hayal aleminde yaşarlar. Alakasız olayları birleştirerek kendi kafalarındaki sanrılara hayallere delil olarak kullanma eyilimindedirler. Zeka seviyeleri arttıkça kurguları daha karmaşık ve yanlışlaması daha zor hale gelir. Kendi hiç bir şey ispat etmedi halde kendi söylediklerinin yanlış çıkarılmasını ister. Ama sen yanlış çıkarsan da asla sana inanmaz. Çünkü akıl hastalığı saplantılıdır. O kendi hayali korkusuna endişesine komplosuna sıkı sıkıya sarılır. Bu endişe ve paranoya atakları ancak ilaçla kontrol altına alınabilir. Bir çok paranoyak çalışmaya devam eder ve paranoyaklık gösterdiği takıntısı dışında tüm bilişsel işlevleri yerinde ve normaldir. Yani karısının kendisini zehirleyeceğine inanan bir doktor ameliyatına girer, arkadaşı ile futbol maçı tartışır ama evde karısının yemeklerini yemez olay çıkartır. Bu tarz adamlar genelde şahsına karşı bir kumpas komplo kurulduğunu ve hayatının tehlikede olduğunu düşünürken, bazıları peygamber olduğunu, tanrıdan mesaj aldığını, uzaylılarla teması olduğunu ya da ülkesine dünyaya insanlığa bir komplo kurulduğunu da düşünebilirler.

2. grup komplo teorisyenleri bu işin ticaretini yapanlardır. Aslında ellerinde hiç bir veri olmadığı halde. Toplumda ilgi gören bazı komplo teorilerini parlatarak olduğundan büyük göstererek para kazanmak, ilgi çekmek, ün kazanmak için kullanırlar. Bu tipler basit ruh hastalarının teorilerinin tüm topluma bulaşmasından sorumludurlar. Uzaylılar ile ilgili kitaplar yazarlar, konferanslar verirler, sosyal medya hesapları yönetirler. Böylece hiç bir vasıfları olmadığı halde başka insanlardan ilgi görürler, saygı görürler, satan kitapları, takip edilen konferansları ile para da kazanırlar. Hatta normalde ilgi görmeyen bazı doktorlar böyle aykırı bir iki cümle kurup ilgi gördüklerinden bundan haz alıp üzerine gitmeye başlarlar. O yüzden doktorların %99 undan fazlası aşı olun derken bir kaç doktor çıkıp komplocuların teorilerini söyleyebilir, Çünkü ters köşe yaptıklarında gördükleri ilgi, saygı, destek normalini söylediklerinde gördüklerinden fazladır. Aşı olun diyen doktorları paranoyak psikopatlar tehdit ederler çünkü ruh hastalarına aykırı ifade verir. Ama aşı olmayın diyen komplocu doktorun karşısında normal insanlar vardır, kimse onu tehdit etmez. O yüzden komployu savunmak daha kolaydır ve komployu savunanlar daha az tepki görür.

Bu konuşmayı yapan kadın ya bir ruh hastası. Ya da ilgi çekmek veya oy toplamak için komplo teorilerini kullanan bir komplo tüccarı.

Komplo teorileri ve paranoyalar bulaşıcıdır.
Paranoyak şizofren bir adam biraz bilinçsiz ve kendine güvensiz insanı çok kolay etkileyebilir.
Bugün bile ben peygamberim diye çıkan ben mehdiyim diyen, uzaylılarla görüşüyorum diyen bir sürü insan kendine nasıl mürit buluyor sanıyorsunuz?
Çünkü bu ruh hastaları o kadar özgüvenliler ki özgüveni zayıf, kendinden emin olmayan insanlar bu adamlara kendilerinden daha çok güvenir hale gelebiliyorlar.

Bilimsel disiplin nedir. Ölçme ve değerlendirme teknikleri nelerdir öğrenmek lazım.
Sonra duyduğumuz tüm bilgileri bu kıstaslara göre değerlendirmemiz gerekir.
Amerika diye bir ülke var ve elinde deprem yapabilecek bir silahı varken saldıracağı ülke Türkiye mi olurdu?
Türkiye'ye saldırmayı amaçlasa saldıracağı yer Kahramanmaraş Hatay Adıyaman mı olurdu?
Biraz akıl var mantık var.
İran'da en az Türkiye kadar aktif fay hatları üzerinde.
Siyonistlerin Amerikanın elinde böyle bir silah olsa İran'da her hafta deprem olur taş taş üstünde kalmazdı.
Rusya'yı Putin'in başına yıkarlardı.

Biz de kendimizi dünyanın merkezinde zannetmek ve herkesin bize saldırdığına inanmak gibi akıl dışı bir tutum var.
Bu siyasi iktidarın kendi beceriksizliklerini örtmek için uydurduğu dış güçler masalı.
Kimse Türkiye'de deprem yapıp ülkeyi yıkmak falan istemiyor.
Tam tersine böyle felaketler bizim üretimimizi ve onlardan aldığımız borçları geri ödeme gücümüzü kırar.
İmar Affı çıkaranların trolleri sürekli depremin Allah'tan ya da dış güçlerden geldiği propogandasını pompalıyor.

Çünkü birilerini bu depremi Amerikanın yaptığına ikna edersen imar affı çıkaranlar, inşaat ekonomisi ile kalkınma politikası izlerken inşaatları denetlemeyenler, 350 bin kişiye müteahhitlik izni verenler, fay hattı üzerine havaalanı yapanlar ve geldiğini herkesin ön gördüğü felaketlere hazırlanmayanlar paçayı sıyırır.

uzun yazmayacaktım ama her zamanki gibi uzun oldu.)))
Söylediklerinin çoğ doğru özellikle siyasi iktidar ve trol konusu. 20 senedir cumhuriyet tarihinde görülmemiş astronomik vergi ödedik toplanan vergiler ile 10 tane türkiye inşa edilirdi oysa yapılan sadece yol cami köprü idi çoğunuda ihaleler ile yaptılar parasını halen ödemediler nereye gitti bu vergiler ? yol yaptılar öyle mi ?

Hele hele trol konusu ülkede olan deprem felaketinden daha da felaket bir konudur bunca yapılan yolsuzluğu ört bas etmeye en çok bu trol tayfası yardımcı oluyor. Bu konu çok derinden takip edilmelidir altından çok farklı inanılmaz şeyler çıkacağına eminim insanları bile çok rahat kandirabilen inanılmaz bir güce sahip bir mekanizmadır. Bu konu çözülmezse bu gün hangi parti gelirse bu ülkede hiç bir şey değişmeyecektir çok tehlikeli bir oyundur. Bana kalırsa trol konusunu kökünden temizlemenin tek yol ya sosyal medyayı kapatacaksın ya da sadece türkiyenin kullandığı yeni bir sosya mecra inşa edeceksin. Mesela rusya da facebook yok vk var mesela çinde google yok bu adamlar bunları neden yapmış ?