Bir mimar olarak açıklayayım. Türkiye'de insanların en kolay fikir verebileceği, içine atılabileceği sektör inşaat sektörüdür. Bir konfeksiyon açmak isteseniz, giyim üzerine bilginiz olması gerekir. Bir bakkal açmak isteseniz, ticari yetenek gerekir. Ama müteahhitlik yapmak için bilgiye gerek yoktur, para varsa en büyük müteahhit sensin.

Son yıllarda özellikle deprem sonrası herkes bu sismik izolatörleri (veya halk arasındaki adıyla raylı sistem temelleri) öne atıyor. Her binaya mutlaka yapılmalı diyor. Elbette kötü niyetle denmiyor ama işi uzmanlara bırakmak gerek. Bu söylenen şey, her taşıta çarpışma önleyici sistem konsun demek gibi bir şey. Bisiklet gibi taşıtlarda bu sistem çalışır mı? Çalışmaz. Çalışsa da maliyeti arttırır mı? Evet. Peki bu olmadan kazadan kurtulmak mümkün mü? Evet. Nasıl? Hız ve trafik kurallarına uymak, sana ayrılan yoldan gitmek ve emniyet kıyafeti giymek. Demek ki bazı önemli şeyler olmadan da oluyormuş.

Şimdi gelelim bu sisteme.
*Bu sistemi uygulamak için öncelikle bu konuda yetişmiş çok iyi mühendislere ihtiyaç var. Çünkü her mühendis bu sistemi uygulayamaz. Türkiye'de her yıl yapılan bina sayısı / bu sistemi uygulayacak mühendis yapsanız, bina başına 0,1 bile mühendis düşmez.
*Bu sistemi uygulamak için maliyet lazım. Bu da daire fiyatlarını %15-20 arttıracaktır.
*Bu sistem bitişik nizam binalarda ya da küçük bahçesi olan binalarda uygulanamaz. Çünkü binanın salınım yapabileceği bir alan lazım. Dolayısıyla bu binaların etrafında hendek oluyor.
*Bu sistemin yıllar içinde bakım olayı var. Dolayısıyla bilinçli tüketiciler lazım.
*Bakım olmasa da, bilinçli kullanıcı lazım. Kolon kesen, kiriş delip tesisat geçiren adamlar, bu sistemi bilinçli kullanır mı sizce?

Gelelim asıl yapılması gereken şeylere.
*Şehirler için düzgün imar planları hazırlanmalı. Bu imar planları belediye başkanının isteğine göre değil, mimar, inşaat mühendisi, şehir plancı ve jeoloji mühendislerinin katılımıyla ve önerisiyle olmalı.
*Her yapı için düzgün bir zemin etüd raporu çıkarılmalı (bu konuda yapılan usulsüzlükleri bilmek bile istemezsiniz).
*1 ay içinde avan proje, mimari proje, statik proje hazırlanıyor. Bu süreç düzgün bir zamana yayılarak hem mimari açıdan hem mühendislik açısından düzgün proje çıkarılmalı.
*Yaklaşık 3 ay içinde belediye projeyi inceleyip onaylıyor. Ancak bu sürecin büyük çoğunluğu dosyanın sırasını beklemesiyle geçiyor. Belediyeler yeterince incelemediği gibi, projelerin sadece yönetmeliğe uyup uymadığına bakıyor (bakmayan belediyeler de var). Halbuki yönetmeliği atlatmak çok kolay.
*Proje ruhsat aldıktan sonra denetim işi çok sıkı takip edilmeli.
*Projeler iskan almadan kesinlikle oturum başlamamalı.
*Projeler teslim edildikten sonra da detaylı muayene edilmeli (aynı araç muayene gibi). Her 2 senede bir incelenmeli.
*Daire içi-dükkan içi yapılacak her tadilat için bir mimara proje çizdirilmeli, proje belediyeye sunulmalı, onay alınmalı. Tadilat sonrası da belediye gelip kontrol etmeli. Daha sonra 2 yılda bir kontroller yapılmalı.

Bu liste daha uzar gider. Ancak bu sistemin düzelmesi için belediyedeki çaycıdan, başkana, müteahhitten mimara, mühendisten maliklere kadar herkesin sorumlu olduğu sistem getirilmeli, ciddi ceza ve yaptırımlar yapılmalıdır.
Betonarme bina ölüm değildir, doğru uygulanmayan proje ölümdür.