Bu konuda karamsar bir görüşe sahip olduğunuzu görüyorum. Karamsarlık oldukça kolay bir tercihtir. Çok az enerji gerektirir ve hatta olan enerjiyi de tüketir. İçinizden bir şey yapmak gelmez. Ben tercihimi iyimser olmaktan yana kullanıyorum. İyimserlik içerisinde bir miktar hayal de barındırabilir. Gerçeklere ulaşabilmenin hayal kurmakla başlayacağını düşünenlerdenim. "Bir Hayalim Var" konuşmasını yapan Martin Luther King'e, 50 yıl sonra bir siyahi Amerika'nın başkanı olacak deselerdi, eminim bunun mümkün olduğunu söylerdi. Karamsarlıkla karanlıkları aydınlığa dönüştüremeyiz.
Japonya tarihi konusunda uzman değilim. Yaşadıklarını ve başardıklarını görüyorum. Geçmişimize bakıyorum ve bizim de tekrar başarabileceğimizi düşünüyorum.
Milletler tercihleri ile kaderlerini belirlerler. Bu tercihleri idaredekiler kadar idare edilenler de yapar. Japonlar, atom bombalarının ardından farklı bir tercihte de bulunulabilirdi ve Japonya'nın şu anki durumu farklı olabilirdi.
Otto von Bismarck gibi idareciler ve Goethe gibi yazarlar ahlak, disiplin ve çalışkanlığa vurgu yaptıklarında Almanlar "bizden bir şey olmaz" deselerdi Almanya'nın şu anki durumu elbette farklı olurdu.
Örneğin ahlaki bozulma öncesi Osmanlı hakkında Avrupalı tarihçilerin "Türkler arasında yasa ve adaletin güçlü bir şekilde uygulandığı" konusunda yazıları mevcut (Paul Rycaut, Joseph von Hammer vb). Çok sayıda tarihi olaya bakarak da adaletin ne denli sert bir şekilde uygulandığı, ahlaki tavrın ne kadar yaygın olduğunu biliyoruz. Bazı nedenlerden dolayı biz de tercihte bulunmuşuz ancak bu tercih şu an da tecrübe ettiğimiz üzere pek doğru bir tercih olmamış.
Depremler dağları ova yapar, yüzyıllardır belirli bir güzergahta ilerleyen nehirlerin yollarını değiştirir, medeniyetleri yok eder ve yeni medeniyetleri doğurur. Milletlerin karşılaştıkları zorluklar, çözüm üreten dinamiklerin ortaya çıkmasını sağlar. Bu depremlerin, bahsettiğiniz zihniyet değişimini sağlamayacağını söylemek yine oldukça karamsar bir tercih olur.
Ben tercihimi iyimser olmaktan yana kullanıyorum ve yineliyorum; "artık" bir seçim yapmak zorundayız!
İnşallah siz haklı çıkarsınız. Ben bugün yaşadığımız felaketin en kötüsüne göre hazırlanmayıp fazla iyimser davranmamızdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu felaketin 99 dakinden hiç bir farkı yok. O zaman bu tercihi yapmamışız bugün yapabileceğimizi düşünmek bana fazla iyimserce geliyor.
Siz bir tercih yapıp insanların ülkelerin iyi yönde değişebileceğini düşünüyorsunuz. Ben de insanlar ancak değiştikten sonra bir tercih yapıp bu tercihi uygulayabileceklerini düşünüyorum.
Karamsar olduğum doğru, çünkü karamsarlık insanı mutsuz eden ama insanı ve insanlığı en çok koruyan duygulardan biridir.
Siz felaketten çıkmış 2 toplumu gösterip bunun çözüm üretme motivasyonu yaratabileceğine gelişime katkıda bulunacağına inanıyorsunuz.
Ben de biliyorum ki tarih bilimi büyük felaket, nüfus hareketleri, kıtlıklar iç savaş ve savaşlar çıkarır hatta ülkelerin yıkılmasına giden süreçleri başlatır.
Evsiz işsiz kalmış milyonlar yer değiştirecek, iş arayacak aş arayacak ve bunların hepsi kendi insanımız da değil içlerinde ciddi oranda zaten entegre olmayı reddeden araplar da var.
İnşallah siz sonuna kadar hakı çıkarsınız hocam.