Rutherford adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam eski mesajıma dönüp bakarsanız direkt olarak yanlışlamadım. Tartışma yoluyla çürütebileceğime inandığımı belirttim. Hala bana şahsi inançtan öte bir bilimsel veri sunamadınız. Buna bakılırsa tanrının içimizde dolaşan biri olmadığı ne malum? İnsanlığın bilmesinin imkansız olduğu soruların sorulması bilimin değil felsefenin işidir. Felsefe soru sorma sanatıdır, bu yolla cevap elde edemezsiniz. Aynı şekilde antitez de üretemezsiniz. Ben size bilimsel veriler ışığında dayanaklı bir bilgi ve tez sunuyorum, hatta destekçilerinin yazılarını da "Entropy and life" araması ile internette de bulabilirsiniz.

Termodinamik yasaları tüm evren için geçerli yasalardır ve istediğiniz herhangi bir şeyi bu yasalara dayandırabilirsiniz. Bahsi geçen kural ise ikinci kuralıdır hatta. Bunu ben yapınca sabit fikirli olmuyorum yani.

Ayrıca yorumda sert çıkışmanız da gerçekten hoş değil. Amacım kavga değil tartışma. İnatla önüme felsefi sorular koyarsanız ben de sizi yönlendirmekten başka çare bulamam maalesef. Olay saygısızlık değil yani.
Adı üstüne hocam çünkü bu inanç, ben desem ki "Yok kardeşim biz böyle bir evrende yaşıyoruz" diye. Bunu kanıtlamak için uğraşırdım. Böyle olduğuna inanıyorum yalnızca, böyle bir şeyin salt gerçek olduğunu söylemiyorum. Mesela bir teist olsam dinimin kesin gerçek olduğunu bilsem bunu ispatlamaya çalışırdım. Benim ki sadece bu yönde bir inanç o kadar.

Burada Eristik diyalektik falan yaptığımı düşüneceksiniz belki ama yanlış anlamışsınız hocam, ya da çarpıtıyorsunuz. Ben bilimin hiçbir şekilde hiçbir zaman bir şeyi ispatlayamayacağından ya da yalanlayamayacağından bahsetmiyorum. Sizin direkt benim inancıma yönelik çürütmenize binaen bu ne ispatlanabilir ne de yalanlanabilir dedim.

Önümüzde eğer insanlık yok olmaz ise milyonlarca yıllık bir yaşam var, belki de daha fazla. Bilim elbet pek çok şeye cevap bulacak. Felsefenin ben sadece bilim ve epistemolojik kısımları ile ilgileniyorum. Bu kısımlar da zaten bilimin ilerlemesindeki unsurlardandır. Soru olmaz ise cevap da bulamayız hiçbir şeye. Doğru soruyu sormak için felsefe de bilmek gerekiyor.

Sert çıkıştığımı düşünüyorsanız kendimi yanlış ifade etmişim sanırım kusura bakmayın. Sabit fikirlilik sert bir tabir değil, Entropi'ye çok bağlı kaldığınızdan dolayı söylediğim bir şey. Entropi'nin yani evrende yaşamın oluşması ve bu yaşamın da etkisiyle evrenin kaosa sürüklenmesi için üremek de gerekli bu yüzden evrenin isteğine göre en küçük mikroorganizmalar evrimleşerek üreyebilecek raddeye geldiler diyorsunuz. Buna dayandırıyorsunuz saygı duyarım; ben ise bunun zorlama bir dayandırma olduğunu düşünüyorum yalnızca.

Entropi gibi inanılmaz boyutlarda bir evrensel yasanın çok küçük bir mikroorganizmanın üreme yetisinin kazanmasına dair bir ilişkinin olduğunu okumadım, bu kadar kapsamlı bir yasanın bunu açıklaması mümkün değil. Şöyle yani koca bir Çin tarihini tek bir derste anlatmak gibi. Halbuki milyonlarca arşivden ve on binlerce tezden, araştırmadan bahsedilecek bir tarih.

Sırf Entropi yasalarına uyuyor diye Entropi her şeyi açıklıyor, enerji ve ısı diyip geçmek yanlış geldi bana. Uyuyor tabii ki, uydurulabilir, böylece her şey uydurulabilir benim yemek yemem dahi Entropiyi arttıran bir eylemdir denilebilir. Umarım anlatabilimişimdir ne demek istediğimi.