Belki yaratıcının ıbilmemizi istemediği husus şu.
Mesela Kuran'ın birçok ayeti Elif lam mim gibi Elif ile başlayan kelimeler ile başlar ve bu kelimelerin anlamını kimse bilmiyor.
Yaratıcının bilmemizi istemediği konu bu. En bilgili tefsirciyi bulsanız da bu kelimelerin anlamını bilmez. 1400 yıllık islam tarihinde kimse bulamadı.
https://eksisozluk.com/elif-lam-mim--167495
Yorumunun tamamını okumadım. Şimdi yaticam yarın tekrar okurum
Ekşiden alınma;
bakara suresi'nin olduğu gibi ali imran'ın da ilk ayetidir, lakin kuran'da hiçbir anlama gelmeyen random (tevbe istağfurullah) harflerle başlayan sure çoktur (29 tane), örneğin kalem suresi kör kör parmağım gözüne bir nûn ile başlar, kaf suresi de tek başına melul melul duran bir kaf harfiyle alır startını, ta ve ha ile başlayan taha suresi, elif lam mim sad ile başlayan araf suresi, ta sin mim ile başlayan kasas suresi de hep de aynı ekoldendir. bu harflerin ortak noktası başka harflerle birleşmeyip kendi isimleriyle okunan hareketsiz harfler olmalarıdır, bunlara mukataa harfler denir. bahsi geçen surelerin niçin mukataa harflerle başladığı açıklanamamıştır, bir sürü görüş vardır, kimisi peygamber ile allah arasında özel bir şifre olduğunu bile ileri sürer..
Anlatmak istediğim tam olarak bu, Yaratıcı güç bir şeyleri açıklamak için insanlar ile iletişime geçip apaçık bir mesaj veriyorsa onun içinde şifre falan olamaz. Bu arada Elif lam mim konusunu şu şekilde ele alayım. Uzatmaya gerek yok, Arapça kısır bir dildir, bu yazılanın asıl harf açılımı E-L-M şeklindedir. Bu şekilde sure ve dualara başlarken kısaltmalar yapanlar zamanında süryanilermiş ve E-L-M kısaltmalarını " Yüce Tanrı Konuştu " şeklinde yazarlarmış. Kısacası bir Süryani okurken E-L-M gördüğünde orada " Yüce Tanrı Konuştu " demesi gerektiğini bilirmiş. Bu şekilde belirli kalıplar kullanarak tasarruf yapıyorlar imiş. Benzeri örnek ise " sa " ile " as " diyebilirim. Tabi bu ELM tesadüfi şekilde süryaniler için geçerli, İslamda aynı şekilde ELM için aynı mantığın güdüldüğünü söylemek bana düşmez. Ayrıca insanların kaleme aldığı bir kitapta kısaltma var diye Tanrı böyle istedi demek bana biraz garip geliyor. Üzerine tüy diker gibi koskoca Tanrı ile Peygamber kendi aralarında şifreli mesajlaşıyor demek inancın yayılma ve herkese anlatılma esasına ters bir kere, bunu mantık bile kabul edemez. Yazarlar kısaltma kullanmış ve anlamını anlamış, daha sonraki nesillere bu anlamlar ulaşmamış olabilir. Ben herhangi bir inanışa sahip olmadığım halde bir yaratıcıya anlamsız harfler ve kelimeler indirdi valla bizde bilmiyoruz denmesini doğru bulmuyorum. Tefsirler konusunda haklısın bu arada, öyle bir yazım dili ki Arapça bilmek yetmiyor, Kuran Arapçası diye bir gerçeklik var mesela, harflerin okunuşunu bilmek kafi değil, okumasını yazmasını bilsen bile anlaman için kafi değil, öyle garip bir durum söz konusu.
Kuran Arapçası olarak tabir edilen öze hakim kişilerden biri canice öldürülen eski bir müftü olan çoğu inançsız kişinin kaynağı niteliğinde sayılacak Turan Dursun dur. Bu arada daha geçen gün anlamak üzerine imam bir arkadaş ile kısa bir atışmamız oldu mahalleden. Bu arkadaş benim dediklerime cevap olarak arapça bilmiyorsun, arapça öğrenmeden anlayamazsın dedi, yeterli değil fıkıh, tefsir, hadis, siyer, icma vs. saydı da saydı sanki onlar ne bilmiyormuşum gibi. Bende cevaben sen Tevratı ibranice öğrenip okudun mu dedim ve cevabı tam beklediğim gibiydi. Bana Kuran yetiyor, bana ne Tevrattan dedi, bu kişi şu an diyanette görevli bir imam. Senin inancını öğrenmek için zor ve o lehçesini pek kimsenin bilmediği bir dile tam olarak hakim olmamız ve milyon tane hadisi okumamız, kaynaklarına bakmamız, kutsal kitabını okumamız, tefsir ve nüzul sebeplerini iyice hatim etmemiz, fıkıh ve siyer bilmemiz gerekiyor acaba sadece burada ne yazıyormuş diye merak ettiğimiz için yani dedim, evet dedi. Sırf merak için yapılacak şey mi sen söyle, üzerine Hristiyanlıkta böyle bir şey olmadığını, Fransızın Fransızca, Almanın Almanca, Macarın Macarca, Danimarkalının Danca okuyup anlayabildiği bir İncil var, üstelik siyer, fıkıh, icma, hadis, tefsir, nüzul vs. gibi şeyler yok diyorum suratıma bakıyor, olması gereken bu zaten, Da Vinci'nin şifresi mi bu her okuyan farklı bir anlam çıkarsın, anlamak için sadece tek kitabı okumak yetmesin hatta dönemin tarihini bilmek bile yetmesin, üstelik detaylı değinmediği konulara Tevratta değinildiği için farklı inançların farklı kaynaklarına gerek olsun, ben bunu anlayamıyorum. Neyse, sabaha mesajlar silinir zaten muhtemelen o yüzden kalanını okuyamayabilirsin, screen alsaydın keşke