Yakın bir arkadaşımın eski kız arkadaşı benzer bir şey demişti. .
Kızın bebekteki yalısının mutfağında oturuyorduk. Ki o mutfak 1 hafta önce yeni yapılmıştı ve benim yaşadığım dairenin satışl fiyatının 2 katına yaptırılmıştı.
Aklımızda bir iş fikri vardı ve 1 milyon dolarlık bir yatırımla kurulması gerekiyordu.
Biz yapabilir miyiz, kaynak nasıl yaratabiliriz, yatırımcı nereden bulabiliriz, teşvik hibe alabiir miyiz diye sadece beyin jimnastiği yapıyorduk.
Kız da dedi ki; başkasını ortak etmek yerine ailenizden rica etseniz bir yazlık arsa gayrimenkul satsalar ortakla uğraşmamış olursunuz. )))
Zengin fakirin halinden anlamaz, hatta orta hallinin halinden bile anlamaz )))

Şaka bir yana bu insanı kınamayın.
Hatta üzülmek lazım.
Çünkü mutlu olması için gereken minimum para miktarı çok yüksek.
Onu mutlu edebilecek çok az şey var.
Fakirliğin de aslında bir çok avantajı var.
Eğer fakirseniz ama çalışkan ve akıllıysanız yavaş yavaş gelirinizi arttırırsınız.
Arabanız yokken bir şahin alıp otobüse binmediğiniz için mutlu olursunuz.
Şahinden hyundai ye geçersiniz artan konfor sizi mutlu eder.
Hyundai den passata geçersiniz yine mutlu olursunuz.
Yaş ilerleyince birikim başarı arttıkça mercedese binersiniz yine mutlu olursunuz.
Ama 18 yaşında babanız kapının önüne bugatti koysaydı 1 senede o araba standardınız olurdu.
Mutlu olmak için çıkabileceğiniz haz basamakları sınırsız değil.

Mutluluk hayattaki sürdürülebilir haz halidir.
Sürdürülemeyen hazlar mutlu bir hayat yaratmaz.
İnsan bedeni ve psikolojisi hızla default etme eğilimindedir.

Kavuştuğunuz lüksler bir süre sonra standardınız olur.
Ve standardın varlığı insanı mutlu etmez ama yokluğu acı verir.
Bu kadının da standardı 100 milyon dolar, bunun altındaki bir hayatta mutsuz olacağı garanti.
Ama 100 milyon dolar sahibi olmak ile 1 milyar dolar sahibi olmak arasında büyük bri hayat standarı farkı yok.
Yani hayata lükslerin hazların zirvesinden başlayıp nbunu standart hale getirmek sürdürülebilir mutlu bir hayat sağlamaz.