Kime kızalım ki hocam herkes kendince haklı bir sebepte
Neyimiz varki neye güvenelim, suriye ye dönmediğimize şükredip geçiyoruz işte
Organ ticareti yapanı da haklı görenler çıkar, adam sağlık dağıtıyor hayat kurtarıyor diğerinin de para ihtiyacını görüyor gibi bakan mutlaka olur
Hocam son genel seçimde oy verdiğin vekilin adını hatırlıyor musun? Pasif biriyse belki adını bile unutmuşsundur. Bunu niye sordum? Biz millet olarak demokrasiyi seçimden seçime oy vermekten ibaret sanıyoruz. Sesimizi yükselttiğimizde birileri hemen mağdur oluyor, biz darbeci, cuntacı, yalaka, ayyaş, cahil, makarnacı, kömürcü ya da fetöcü oluyoruz. Demokrasi anlayışımızda kökten sorun var.
Şimdi başa dönelim, oy verdiğimiz isimlerin kim olduğunu neden bilmiyoruz biz? Bu vekiller ne işe yarar, bizim hakkımızı savunur mu, mecliste kaç oturuma katılmış, kaç kez yaralı parmağa işemiş, kaç kez yanlış gördüğü uygulamalar için soru sormuş bunları takip ediyor muyuz? Yalan yok ben de takip etmiyorum. Sonra kalkıyoruz oy verdiğimiz partinin karşısındaki partiyi ya da söylemlerini beğenmediğimiz karşı partinin vekillerini eleştiriyoruz. Burada büyük bir yanlış var. Ben kendi oy verdiğimi başıboş bırakıp karşısındakine kızıyorum, benim oy verdiğim de bir işe yaramadan vekillik yetkisiyle sıfır icraat ile figuranlık yapar gibi ortalıkta dolanıyor. Biz oy verdiklerimizi hizaya çekebilecek durumda olsaydık, kim olursa olsun merkez bankasına müdahale etmeye, işini yapan MB başkanını durduk yere görevden almaya kimsenin maçası yemezdi. Zaten bu tren çoktan kaçtı bu saatten sonra takip etsek de hesap sorabilecek durumda değiliz.