Demokrasinin yumuşak karnı oy verenlerin asgari bir bilgi düzeyine sahip olduğunu varsaymasıdır.
Oysa pratikte bir kaç istisna dışında tüm ülkelerde insanların büyük çoğunluğu cahildir.
İnsanların cahil olduğu ülkelerde basın ve medyayı hükümetin eline geçirmemesi lazım. Yoksa cahil kitleler algı operasyonuna kurban giderler.
Bir ülkede gömlek düğmesi baştan yanlış iliklenirse tüm düğmeler yanlış iliklenir.
Yani ilk düğme olan merkez bankası faizi yani Türk Lirasının fiyatı yanlış belirlenirse ondan sonraki tüm fiyatlar da yanlış belirlenir. Faiz Türk lirasının fiyatıdır. 100 lira almak için ödeyeceğiniz fiyattır merkez bankası faizi. Ve bu fiyat piyasa koşullarına uygun belirlenmezse ardından gelen tüm piyasa fiyatları yanlış belirlenir. Bunun üzerine devletin açıkladığı ve maaşların açıklanmasında baz alınan enflasyon da güvenilir değil.
Bakın sürekli devlet iktidar ayrımı yapmaya çalışıyıruz ama bu doğru değil. Öyle olsaydı iktidarın faiz politikasına merkez bankası karşı çıkardı, enflasyon oranları açıklandığında kimse şüphe duymazdı.
Merkez Bankası faizi yanlış belirlendiği için fiyatlar aşırı yükseliyor. Enflasyon oranı gerçek alım gücü sepetini yansıtmadığı için maaşlara verilen zamlar düşük kalıyor.
SONUÇ: Halkın büyük bölümünün fakirleşmes. Büyük bölümü fakirleşirlen de parası serveti olanların bu piyasa şartlarında daha da zenginleşmesi.
Sonra halk ekonomi cahili olduğu için fiyatları fırsatçılar yükseltiyor zanneder. Çünkü iktidar tüm medyyı zaptedip bu algı operasyonunu yapar. Sonuçta halk sorunun kaynağını göremezse vir sonraki seçimde sorumlulardan hesap soramaz.
İşte demokrasinin yumuşak karnı budur. Cahil halk ile zaptedilmiş medya ile seçime girilmesi.