Son zamanlarda bir şeylerin ters gittiğinin farkındaydım. Yanlış anlaşılmasın yukarıda saydıklarıma herhangi bir bağımlılık durumum falan söz konusu değil ama yapı olarak hayatımızın bir parçası.
Aslında hayal kurmayı bıraktım, kitaplarla haşır neşir olmak münasebetiyle İlber hocanın bir ömür nasıl yaşanır kitabı önüme düştü(söyleşiden kitaplastirma). Biraz okuduktan sonra gördüm ki bunun bir videosu var açıp izledim.
Kişisel gelişim zirvalarına inanmayan biri olarak olarak İlber hocanın bazı tespitlerini hayretle izledim, resmen kendimi görüyordum. "Bazı insanlar hayatlarının bir noktasında her şeyi başarabileceklerini düşünür, onlar hiç birşeyi beceremez". Buna benzer bir sözü vardı yanlış hatırlamıyorsam. Konuşma daha da çekti içine, Türk insanının kumarbaz yapısından bahsetmeye başladı, eski lügata göre birçok şeyi dahil ediyor. Yüksek riskli yatırımlar ya da şans oyunları, bunlara başvurmada yüksek bir orana sahip olduğumuzu belirtiyor. Kripto piyasasında, Türklerin durumu aşikar Nijerya'yla yarışıyoruz.
Burada esas değinilen nokta, "şans" hayal kurmak ve cabalamayi birbirinden ayırıyor. Evet biz hayalperestiz ama o şans her birimize denk gelmeyecek. Ve her zaman bu şansı yaratma enerjimiz olmayacak. Maalesef isteyince her şey basarilmiyor. Bazı yaşlar şans yaratma yasidır bazilari ise değerlendirme, yukarıdaki gibi sanslara bel baglarsak işin dengesi kaçacak. Ancak doğru zamanda çabalarsan gelecek, bunu metafizik bir varsayım olarak düşünmeyelim. Gecenin bu saatinde iş kovalayan, ürününü satmak isteyen insanlara şans daha çok gelecek.
Neyse kısa kesiyorum, hayatımı ellerime almak istiyorum bundan sonra bunun için cabalayacagim. En azından istediklerim doğrultusunda şansımı yaratmaya çalışarak. Hayatımla kumar oynayarak değil. (Kumar metaforik olarak ele alınmıştır.)
Edit: 28 yaşındayım, hâlâ akademik kariyer peşindeyim belki bunun da değişmesi gerekiyor...