Türkiye'nin en büyük dijital şirketlerinden biri yaptığım marka tescilline itiraz etmiş ismin tescillini benden 2 ay sonra benim logoma benzer bir logo ile başvuru yapmış ve 140 sayfalık bir dava raporu sunmuş raporda sadece ne kadar büyük ve güçlü oldukları yazıyor ve benim logomun nerdeyse kopyası olan logo tescilimede itirazda bulunmuş ve daha önce hiç bir şekilde görmediğim bu logoyu benimkinin kopyası olduğu için dava açmışlar benim dava açmam gerekirke gerçekten komik ve bu davayı onların kazanması daha komik olacak ama ne yazık ki kazanacaklar çünkü güçlüler sizce ne yapmalı bu durumda.
Not: Yazılan bazı yorumlara ithafen ben burda şirketin bana karşı dava açmasından ziyade kendi kategorisine ismini verdiği bu genel her firma tarafından sitesinde geçirdiği iki kelime kombinasyonuna benden sonra benim logoma benzetip başvuru açması ve bu başvuru üzerinden beni dava etmesini problem olarak görüyorum beni taklit ederek ismimi elimden almaya çalışmak karşı bir dava açacağım umarım iki taraf için hayırlısı olur tüm yorumlar için teşekkür ederim
Normal hukuk felsefesinde hukuk güçsüzü güçlüye karşı korumak üzerine hareket eder.
Ama marka ile ilgili korumada hukuk güçlüyü güçsüze karşı korumak üzerine hareket eder.
Marka işaretinin 2 temel özelliği vardır.
1) Yaratıcılık değeri.
2) Bilinirlik değeri. (paris sözleşmesine göre meşhur marka)
Bir markanın güçlü şekilde korunmasının 2 yolu vardır:
Ya marka yüksek bir yaratıcılık değerine sahip olmalıdır, ya da marka geniş halk kitleleri tarafından tanınır hale getirilmiş olmalıdır.
Yani ürettiğiniz marka daha önce hiç bir şekilde var olmayan, sözlükte geçmeyen, sizin hayal gücünüz ile yarattığınız bir işaret ise değil 140 sayfalık rapor 14 bin sayfa rapor yazsalar da elinizde o markayı alamazlar hatta itiraz bile demezler.
Mesela "R10" yaratıcılığı ve koruyuculuğu yüksek bir marka işaretidir. Kendi başına anlamı yoktur, sözlükte bulunmaz.
İnternet yayıncılığı alanında tescillendiğinde daha önce kullanmadıysa kimse bu markaya itiraz dahi edemez.
Mesela Turksat, Turkcell, Sütaş, Torku, Paribu, Papara, İyzico, Wordpress, Linux, vs... sözlükte bulunmayan, ilk tescil edenin kullanabileceğin koruyuculuğu yüksek yaratıcılık değeri yüksek markalardır.
Siz bu kelimeleri önce tescil ederseniz arkanızdan büyük bir şirket yüz milyon dolarlık reklam kampanyaları yapsa da bu marka sizindir elinden alırsınız.
Ama siz Başarı Ticaret gibi ya da Malatya Pazarı gibi yapılan iş ile bağlantısı olan veya marka işaretinde sözlükten, genel ifadelerden ya da önceden ticari faaliyeti yapılmış bir markayı tescil ettirmeye kalkarsanız tescilin yaratıcılık değeri düşük olur.
Malatya Belediyesi Malatya Pazarı markasına itiraz edebilir bu pazar bizim şehrimizin pazarıdır diyebilir.
İçinde başarı kelimesi geçen ve sizinle benzer sektörde faaliyet gösteren tanınmış bir şirket varsa sizin başarı üzerinden giden markanıza itiraz edebilir ve tescili düşürebilir.
Sözlükte yer alan ve daha önce bu kelime ya da benzer kelimeler ile ticari faaliyetler bulunan bir marka işareti kullanıyorsanız o zaman karşınıza sizden güçlü bir firma dikildiğinde ben önce tescil ettim marka benim deme hakkınız her zaman olmaz.
Genel bir kelime üzerinden marka yaratmaya kalktığınızda yani yaratıcılık değeri düşük bir marka tescil etmeye kalktığınızda marka hukuku güçlü firmayı güçsüz firmaya karşı korur.
Yani siz BAŞARI kelimesi üzerinden bir tescil almaya kalktığınızda bu tescil boş olsa bile milyonlarca dolarlık reklam yapan ve halk arasında genel olarak meşhur olan firmanın markası daha önce tescil edene karşı korunur.
Eğer markanın ayırtedicilik değeri yüksek bir yaratıcılık değeri üzerine kurulu değilse ayırtedicilik değeri tanınırlık üzerine kurulur.
O zaman da hukuk bir kaç aylık tescil başvurusunu korumaz, büyük tanınan firmayı asıl marka sahibi, küçük firmayı asalak marka olarak görür.
Google Earth davasında EARTH kelimesi gibi gezegenimizi ifade eden yaratıcılık değeri olmayan en genel kelimeyi bir avuç üniversite öğrencisi tescil edemez.
Hasbel kader tescil edilse bile milyon dolarlık reklam bütçeleri ile hareket eden firmalar tanınmış meşhur marka haline gelir ve bu kelimenin korumasını düşürür.
Ama mesela aynı google Almanya da GMAIL davasını kaybetti. Çünkü German Mail anlamına gelen GMAIL Almanya'da tescilliydi ve bu sözlükte olmayan yaratıcılık değeri yüksek ifade google mail den önce tescillendiği için google Almanya'da gmail davasını kaybetti.
Markayı bilmiyorum ama karşı tarafın 140 sayfada iddia edebileceği 2 mesele var.
1)Diyecekler ki bu marka sektörde meşhut bir marka ve sen de herkes gibi bu markayı daha önce duydun.
2) Duyduğun bu markayı tescil ederek kötü niyetle bu markanın ticari değerinden çıkar elde etmeye çalışıyorsun.
Sen de 14 sayfalık bir savunma yaz. Bu firmanın sektörde çok bilinir olmadığını, bu bilinirliğini Paris Sözleşmesinde belirtilen meşhur marka kavramına uymadığını. Senin bu marka ile daha önce hiç karşılaşmadığını ve bu markayı seçme nedeninin uyduracağın tamamen başka bir neden dayandığını iddia etmelisin.
Benzer bir itiraz ile ben karşılaştım.
.com domaini 15 yıldır bende olan, periyodik tabloda bulunan bir jenerik element domainim vardı.
Şirketimin ismini bu domain üzerine kurdum ve bu kelimenin .com.tr sini alıp kozmetik markası olarak kullanmak için başvurdum
Benden önce kelimeyi aynı sektörde değil benzer bir sektörde tescil eden firma itiraz etti ve ahmakça benimn kötü niyetli olduğumu markalarını çalıp çıkar sağlamaya çalıştığımı söylediler.
Ben de şirketimin isminin bu kelime ile olduğunu şirketimin tescil tarihinin onların tescil başvurularından eski olduğunu ve kelimenin .com domainin karşı taraftaki şirket daha kurulmadan 15 senedir elimde olduğunu söyledim.
Kötü niyet iddiasını kabul etmedi kurul ama benzerlik yüzünden benim başvurumu iptal etti.
Olayı mahkemeye götürüp bir kaç sene zaman kaybetmek yerine farklı bir marka tescil edip yoluma devam ettim.