digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle hocam hayat hikayen abartı Türk Dram filmleri gibi.
Her şeyden önce Annene, Babana ve Abine Allah rahmet eylesin.
Sana da büyük geçmiş olsun.
Allah evliliğini ve kuracağın aileyi bir ömür mutlu etsin.

15-25 yaş arası gençlerin hissettikleri şey ergenlik depresyonu denilen tıbbi bir durumdur.
Bu durum genelde senin gibi hayatında ciddi sorunlar yaşayan, hayata karşı savaş veren ergenlerde görülmez.
İnsan bir savaş halindeyken bir mücadele halindeyken yorulur ama depresyona girmez.

Ergen depresyonu yetiştirme yurtlarında ya da sokakta yaşayan çocukllarda değil normal aile hayatı olan çocuklarda daha sık görülür.
Bu dönemde biyolojik ve hormonal değişiklikler olurken kişinin hayattan beklentileri genelde olanaklarından hızlı büyür ve tatminsizlik başlar.
Dışarıdan bakınca genelde şımarıkça bir depresyon çeşidi gibi görünür.
Ergenin evi vardır, anası babası vardır, kirası elektrik faturası ödenir, önüne günde 3 kere yemek gelir, ama o umutsuzum diye depresyona girer.
O sıcak bir evde oturmanın kıymetini bilmez ama arkadaşından görüp alamadığı iphone'un yoksunluğunu çeker.
Instagramda arkadaşlarını tatilde görürken aynı olanaklar ile tatil yapamadığında hayata küser.

Ben de adölesan dönemde çok depresiftim.
Üstelik bu depresyonumu gizliyordum, herkesle gülen eğlenen ama akşam evde depresif acılar çeken bir ergendim.
1992 senesinde 13 yaşında bir şiir yazmışım geçende eski defterleri karıştırırken buldum.
"It's Black Friday, God already forgot his slave" diye başlıyor satırları.
O dönemde black ve trash metal dinlerdim.
Ama o şiirde ortaya çıkan hissiyat İbrahim Tatlıses'in "ben insan değil değil miyim?" şarksının ingilizce versiyonu gibi.
Bugün o yaşta bir çocuğun böyle bir böyle şiirlerine rastlasam yarın intihar edebilir diye elinden tutar hastaneye yatırırım o derece karamsar.

Yani senin hayat hikayen bu çocuklara ilham olmayacak maalesef.
Çünkü onların depresyonlarının asıl nedeni ekonomik kriz gelecek kaygısı falan değil.
Asıl problem internetin insanları bilgiye değil insanları insanlara bağlaması.
Bu da depresif insanların internet üzerinden organize şekilde bir birlerinin depresyonlarını azdırmalarına neden oluyor.
Özellikle ergenler arasındaki sosyal medya kullanımı da depresiflerin melankolilerini bir birlerinden ilham ve cesaret alarak yaşamalarını sağlıyor.

İnsanlar depresyon konusunda ilham alabilselerdi, başka insanlar ile empati yapabilselerdi senin hayat hikayene bile gerek kalmazdı.
Depresif insanları bir gasilhane ya da hastanelerin palyatif servislerine götürüp biraz gezdirmek yeterdi.
Geçen hafta gasilhanenin önünden geçerken bir birine sarılıp ağlayan 3 erkek gördüm.
20-30-40 lı yaşlarda 3 adam bir birine üçlü sarılşmış hüngür hüngür ağlıyorlardı.
O zaman vergi taksidi, kredi kartının son ödenme tarihi, çıkamadğın tatil, seni terkeden sevgili anlamını yitiriyor.
Çünkü bu hayatta tek gerçek ve çözümsüz acı ölüm.
Çok iyi ozetlemişsiniz hocam teşekkür ederim.