Hocam konunun çok farklı yönleri var. Ancak hiçbir zaman iş beğenmeyen gençleri savunmadım. Sizin baktığınız açıdan da haklısınız. Ben size şöyle bir örnek vereyim.
O saydığınız işlerde evi olmayan veya kirada olan birisi çalışsın. kazandığı asgari ücretin ne kadarı kiraya gidecek? Ne kadarı ile yemek yiyecek? Ne kadarını bir kenara koyup biriktirecek?
Üstelik öyle pat diye işe alıp sigorta yapan asgari ücret veren bulursan öp de başına koy.
Burada ailesiyle kalan gencin ev kirası derdi olmaz. Oradan avantajı var. Veya karı koca alışan evli çift ucu ucuna ancak denkleştirebilir. Burada en akıllı davranan doğu kökenli arkadaşlarımız. Onlar bir evde çekirdek aile topluca kalıp hep beraber çalışıyorlardı. Bu sayede tutunabildiler.
***
Evde yatıp baba parası yiyen tipler ise sadece belli bir istisna. Bu ülkede zor koşularad çalışıp kıt kanaat geçinenlerle, hiç çalışmayıp baba parası yiyenler için nüfus sayımı yapılmalı bence. Arada uçurum gibi bir fark çıkar.
İşçinin konumu bu ülkede maalesef kölelik düzeyinde.
***
Çekirdek aile, ailenin birlikte kalması, birbirlerini desteklemesi gibi kültürel detaylar işçinin durumunu biraz daha kabul edilebilir hale getiriyor. Yoksa ülke olarak avrupa abd gibi evsizler cennet ihalien geleceğiz. Zaten gidişat o yönde.
daha dün oğlum kızım okusun büyük adam olsun diye statüyğü tanrılaştıran insanlarımız, bugün alt düzey işçi ezilirken seyrediyor ve akıl veriyor.
Soruna bütünsel bakıp anlamadığımız sürece bu tartışmalar veyakınmalar bitmez.
Yazdıklarında haklısın evet ama konu asgari ücret ile geçinen evli barklı kiracı insanlar değil ben yorumumu iş beğenmeyen gençler için yapmıştım