Diğer konuyu dağıtmamak için yeni konu açtım. İnsanların çoğu kişisel gelişim yoluyla kariyeri ve maaşı yükseltmeyi bir ideal olarak sunar. Aynı kafayı taşıyan insanlar, güvenlik görevlisi, benzinlikte popacı vd işleri meslekten bile saymaz.
1* Peki herkes statü sahibi olursa bu işleri kim yapacak?
2* Vasıflı değil diye bu işçiler ezilmeye mecbur mu?
3* Ağır iş yükü, ücretsiz fazla mesai, asgariden düşük maaş, mobbing altında ezilen bu insanlar insan değil mi?
İş beğenmiyor diye gençleri eleştiren babalar dayılar, bu saydığım koşullarad çalışanları insandan bile saymıyorlar. Üstelik yapılan bu eziyeti kutsal sayıyor, patronun şirketin tarafını tutuyorlar. Dahası bunu kafadaki insanlar patron yakını değil, işçi yakını insanlar. En çok empati kurması gerekenler Musa'nın değil firavunun tarafını tutuyor.
Bütün gününü bütün hayatını böyle kölelik içinde tüketmeye mecbur mu bu insanlar?
Ben bunu anlayamıyorum. Kızını evlendirmeye gelince statü ilk önce işini ve maaşını sorar bu dayılar.
***
Bir işçi vasıfsızsa her türlü ezilmeli hakkı yenmelidir. Dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta bu.
Bu anlayış bu düşünce tarzı insanlarda bu adalet duygusunu meydana getiriyor.
Yukarıda Musa ile Firavun örneğini boşuna vermedim.
***
Bir türlü anlamadığımız başka bir nokta ise NEDEN BU HALE GELDİK? Bundan 70 yıl kadar önce almanya bizden binlerce işçi aldı. Acaba sevap kazanmak içi nmi, yoksa bizleri çok mu seviyorlardı?
Sanayi devriminin sonucu olarak birçok alanda vasıflı insan ihtiyacı doğdu. Bundan sonra ise YAŞAM STANDARTLARI İYİCE YÜKSELDİ. Alt düzey ve vasıfsız işlerde almanları çalıştıramazlardı.
Çünkü bu kesime yaşam standartlarında maaş verseler , yapılan işin maliyeti kurtarmayacak.
Gelişmiş ülkelerde bu çok büyük bir sorundu. Bu soruna en büyük çözüm ise, başka ülkelerden düşük maaşla KÖLE İŞÇİ çalıştırmak. Alman markı ile Türk lirası arasındaki değer farkı orada çok işe yaradı. Almanlar için ayak işi olan yerlerde Biz Türkler çalıştırıldık. Almanya işçi ihtiyacı ıkarşılad, biz ise yokluk dönemlerinde TÜRKİYEYE GÖRE iyi bir gelir sahibi olduk.
İşte BEYİN GÖÇÜnün asıl sebebi tam olaark budur. Zengin arap ülkelerinde de çalışanların %99u asya ve afrikanın fakir insanlarıdır. Kazandıkları maaş arap ülkelerinde çeerz parası. Ancak kendi ülkelerine gönderdiklerinde değerli.
***
Z kuşağı Z kuşağı diyorlar ama, bugünün dedeleri çocıuklarına hep BENİM OĞLUM DOKTOR OLACAK, BENİM KIZIM MÜHENDİS OLACAK diye telkin verdi. Neden acaba hiç düşündük mü?
Z kuşağı daha ıspanakta vitaminken bu dedeler bu nineler
statüyü kutsallaştırmıyorlar mıydı?
PEKİ STATÜYÜ - MEVKİYİ KUTSALLAŞTIRMAK, alt düzey - vasıfsız işçiyi ezmek - küçümsemek değil mi?
***
Bizler dah Z kuşağı yokken Firavun olmayı yücelttik, Musa olmayı küçümsedik. Bugün Z kuşağı diye eleştirdiğimiz her olumsuzluk dedelerin ninelerin attığı tohumların sonucu değil mi?
üniversite bitirme iyi meslek sahibi olma hayalini öncekşi nesiller telkin etmedi mi?
***
Bugün çobanı, işçiyi, pompacıyı , güvenlikçiyi hor gören, aşağılayan zihniyet acaba iş dünyasında adalet ve hakakniyet meydana getirebilir mi?
***
Bugün nerede çalışsanız sizi iş yapan bir robot olarak görürler. İnsan olarak değeriniz sıfır. Eğer bilgi ve tecrübeniz vazgeçilmez bulunamaz durumdaysa size kral gibi muamele ederler. Kasiyer, pompacı güvenlikçi vs ise sizin isminizi bile bilmezler. Ezebildikleri kadar ezerler.
Bunlar bügünün sorunu değil, 50 yıl önce de olan malum şeyler.
***
Konunun din ile inançla bir ilgisi yok. Toplumdaki çarpık anlayışı tarihten bir örnekle anlatmak istedim.
***
Bu konualarda her seferinde insanlar aynı bahaneleri ileri sürüyor.
İşçi deneyimsiz, işi öğreninceye kadar biraz ezilir, her türlü işi yapacaksın, sabret kanaat et...
Ancak yaşanan tarjedi için bunlar sadece basit birer bahane. Yıllarca emek verip iyi yere gelen işçi oranı ancak binde bir, en iyi ihtimalle yüzde bir. İnsanlar yıllarca aynı kötü koşullarda çalışıp aile geçindirme gayretinde.
Bunu reva gören patronlar ise telefonu en pahalısından alıyor, arabayı evi en iyisinden, restoranı en lüksünden. Avrupaya gezmeye gidip sosyal medyada caka satıyor. Çocuğunu avrupada amerikada okutuyor.
İşçinin çocuk parasını, mesai parasını, tatilini, agi hakkını ÇALARAK YAPIYOR.
Buna izin veren meydan veren de yine biz halk. Firavun patronu kutsayan, Musa işçiye çemkiren biz.
Edit: esami alıntıladığım
sayfada trajikomik kısa bir yazı var.