The_AkumA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
99 senesini çok iyi hatırlarım 5. sınıfa geçmiştim deprem zamanı.

o senelerde bi aracımız vardı 95 model sedefli mavi Renault 19 europa sedan.
Emsallerim bilir o aracı

babamla benzin almaya giderdik bakın (benzin diyorum ve istanbulda yaşıyorum) Neyse benzin almaya giderdik. Depoda kırmızı ışık yanıyordu 20 milyonmu ne verirdi en büyük banknot bu arada depo fullenirdi ama parada artardı. O zamanlar paranın değeri vardı. Ve herkes mutluydu.

Kredi ve Kredi kartını kimse bilmezdi. Krediyi büyük firmalar alırdı kredi kartınıda sayılı kişilere verirlerdi. Yanlış anlaşılma olmasın babam mali müşavir yani özellikle gelirlerdi kapıya kadar. Hatta çok iyi hatırlıyorum citibank üzerinde kart sahibinin resminin olduğu kredi kartını zorla vermişti babama.

Ama günümüzde kredi ve kredi kartına ulaşmak çok kolay oldu. Artık insanlar kazandığını değil KAZANACAĞI parayı peşin peşin harcıyor. Aşırı derecede bi tüketim israfı başladı.

Şahsen ben 34 yaşındayım ve ev almadım henüz. Alacağım zamanda 2+1 öyle çokta büyük olmayan bi ev tercih ederim. (Tabi 1 çocuk düşünüyorum ben o yüzden)

İnsanlar en iyisini en güzelini alma derdinde. Birazda bizim kötü durumda olmamızın sebebi yine biziz. Onda var bende neden yok yani domino etkisi.
Her ne kadar kazancımız yükselse de maliyetler düşmedikçe bi anlamı kalmıyor.


Bilenler bilir zamana karşı filminde zenginlerin zaman bankasını soyup fakirlere milyon yıl yükledilerde ne oldu. Maliyetleri bi anda yukarı çektiler gene aynı hesaba geldi.

99 senesinde 21 gram altın alabiliyorduk asgari ücret ile. Yani şu anda 99 senesinde ki gibi yaşayabilmek için 21bin lira para kazanmak lazım ve bu çalışan kişi sayısı için geçerli. Benim görüşlerim bunlar inş ters bir cümle kurmamışımdır.
imzamı atıyorum altına çok güzel anlatım