“Parayla sağlığı, arkadaşlığı, mutluluğu, iyi bir uykuyu ve gerçek bir gülüşü satın alamazsın.”

Reiner’ın hayat hikayesini anlatınca konu aşırı ilgi gördü ve bende biraz daha detaylandırayım dedim. Bilen, bilmeyen için herşeyi detaylıca baştan anlatıyorum.
Reiner 1992 yılında dünyayı gezmeye başlayan bir Alman gezgin. Honduras’ın yaklaşık 10 km uzunluğundaki bu Utila adasını görünce ben artık gezmeyeyim, burada yaşayayım demiş. Cebinde sadece 7-8 ay dünyayı gezmeye yetecek parası varken bu kararı almış. Onunla ilk tanıştığımızda aramızda geçen sohbetten bazı anlar;



  • – Bu sürede hiç Almanya’ya geri döndün mü?
  • + 22 Yıldır bu adadayım. Bir, iki kere Honduras’ın bazı şehirlerine gittim o kadar. Almanya’ya hiç dönmedim.
  • – Ailen yok muydu? Onları nasıl ikna ettin?
  • + Vardı. Olamaz, yapmamalısın deseler de ben burada kalmak istedim ve hayatımdan mutluyum. Ailem bu 22 yılda 3 kere ziyaretime geldi ve artık onlar da bana hak veriyor.
  • – Kaç yaşındasın?
  • + Haftaya 50’ye giriyorum.
  • – Hiç evlendin mi?
  • + Hayır. Kız arkadaşlarım oluyor ama evliliği istemiyorum.
  • – Nerede kalıyorsun?
  • + Ufak bahçeli bir evim var.
  • – Senin evin gibi idare edecek bir ev kaç lira?
  • + Burada 14.000 USD’ye arsa alıp, 10.000 USD’ye de ahşap yeni bir ev yaptırabilirsin.
  • – Peki normal bir yaşam için aylık ne kadar yeterli?
  • + Alkol ve sigara kullanmıyorsan elektrik, su ve yemek için 130-140 usd yeterli.
  • – Oturma izni nasıl oluyor?
  • + 1.400 USD verip ömür boyu Honduras için oturma izni alabilirsin.
  • – Hiç sıkılmıyor musun?
  • + Bir sürü hobim ve arkadaşlarım var.
  • – Adadan ayrılmayı düşünüyor musun?
  • + Bir gün burada öleceğimi biliyorum.
  • – Bu köpek kaç yıldır seninle?
  • + 6 yıldır. Geçen yıla kadar da bir atım vardı. 7 Yıl heryere atla gittim. Denize bile beraber giriyorduk ama geçen yıl öldü.
  • – Başka hayvanların var mı?
  • + Etinden ve yumurtasından faydalanmak için bahçemde başka hayvanlarım da var.
Bahsettiğimiz ada 4-5 bin nüfuslu klasik bir Karayip Adası. Herkesin yaparız, hallederiz modunda olduğu, aşırı güvenli ve rahat bir yer. Reiner 22 yıldır hiç internet ve cep telefonu kullanmamış, televizyon da izlemiyor. Bahçede iş yaparken giydiği çizme haricinde de yalınayak geziyor. Bazen isterse buradaki barlarda gitar çalıp ekstra gelir de elde edebiliyor. Adanın %90’ı ormanlık olduğu için canı sıkılınca muz, hindistan cevizi, avokado ya da benzeri bir kaç meyveyi daha toplamaya ormana gittiğini de söylüyor. Honduras bankalarına 40.000 USD karşılığı bir para yatırıp, yıllık %9 faiz alarak ömür boyu o parayla burada yaşayabilirsin diyor.Yani anlayacağınız adam o filmlerde gördüğümüz fantastik hayatı yaşıyor.
Ayrılırken “hayvanların karınlarını doyurmak için eve gitmem gerekiyor” dedi ve sonuna şunu ekledi; “İnsanları anlamıyorum. Daha çok şey satın almak için hayatlarını berbat ediyorlar”





Buraya kadar olan kısmı facebook sayfamda paylaşınca onlarca kişi hem Utila adası hem de Reiner hakkına bir sürü şey sordu. Bende her gün gittiğim sahile tekrar gittim ve Reiner’ı aynı saatlerde yine gördüm. Türkiye’de meşhur oluyorsun diyerek konuya girdim ve gelen soruları ona ilettim.
– Oturma izni 1.400 USD ye herkes için mi veriliyor yoksa Alman vatandaşları için mi?
+ Herkes için. Burada ilgili birime başvurduğunda kendi ülkendeki polis merkeziyle irtibata geçip, siciline bakıyorlar. Eğer sicilin temizse herkes 1.400 USD karşılığı oturma izni alabilir.
– Bu adaya ilk geldiğinde paran var mıydı?
+ 7-8 Ay dünyayı gezecek bir param vardı o kadar.
– Sonra ne yaptın, nasıl geçindin?
+ Burada dalış kursu çok yaygın. Dalış okulunda çalışıp para biriktirdim. Daha sonra arkadaşımla beraber bir okul açtık. Çok güzel para kazandık. Hem de çok fazla kazandık.
– Ama yaşam tarzın zengin bir yaşam değil.
+ Para kazandığımda orta halli bir arsa almıştım. Arsa büyük ama içine küçük bir ev yaptım. Çünkü sadece içinde uyuyorum, niye kocaman bir ev yapayım ki? Hayvanlarım var, köpeğim var, hobilerim var, onlar bana yetiyor. Daha fazlasını istemiyorum.
– Gerçekten burada 14.000 USD ye arsa alınıyor mu?
+ İstersen 10.000 USD ye de bulabilirsin ama ortalama güzel bir arsa için 14.000 USD iyidir. Sonra istediğin evi, büyüklüğüne göre 10.000 USD ye bile ahşaptan yaptırabilirsin.
– Kaç dil biliyorsun?
+ Almanca, Fransızca, İngilizce ve İspanyolca. Eğer karşıdaki yavaş konuşursa İtalyanca ve Portekizce de konuşabilirim. Adaya ilk geldiğim zamanlar dil kursu verdiğim de olmuştu.
– Hangi hayvanların var? Onları neyle besliyorsun?
+ Köpeğim, tavuk, domuz ve ineklerim var. Her sabah buradaki restoranlardan yemek artıklarını toplayıp, hayvanlara götürüyorum. Çok iyi besleniyorlar. Muhtemelen benden bile iyi besleniyorlar.
– Dün yaklaşık 40-50 bin USD yi bankaya yatırıp %9 faiz alınabileceğini söylemiştin. O işin detayı nedir?
+ Oturma izni aldıktan sonra buradaki yerel bankalarda dolar ya da euro hesabı açabilirsin. Daha sonra paranı oraya transfer edip, Honduras para birimine çevireceksin. Ve o hesaptaki parandan yıllık %9 faiz getirisi alabilirsin.
– Sen ilk geldiğinde böyle yapmadın ama?
+ Yapmadım ama dalış okuluyla güzel paralar kazandım.
– Parayı ne yaptın?
+ Arkadaşıma verdim, gitti.
– Nasıl yani?
+ Buradaki iyi bir arkadaşımın paraya ihtiyacı vardı. 48.000 USD paramı ona verdim. Verdikten bir hafta sonra adam kalp krizi geçirerek öldü. Hiç bir kağıt vs olmadığı için de verdiğim para öylece gitti.
– Ne yaptın peki sonra?
+ Bir şey yapmadım. Arkadaşın para isterse ve sende de varsa verirsin, o kadar. Zenginlik parayla olmuyor. Mesela düşün buraya bir Hollywood yıldızı gelemez. Gelse de şuan bizim konuştuğumuz gibi oturup, bu sahildeki sohbetimizi yapamaz. Çünkü yanında korumaları vardır ve rahat değildir. Özel botla açılır, denize öyle girer. Buradaki sahilin tadını alamaz. Yani zengin olan onlar değil, bizleriz.
– Dün senin hayat hikayeni facebook sayfamda paylaşınca çok fazla ilgi gördü. Onlarca soru geldiği için bunları tekrar soruyorum deyip, facebook sayfamdaki fotoğrafı ve yorumları gösterdim.
+ (Adam onca yorum, beğeni ve 800.000 kişiye erişmiş fotoğrafını görünce ilk olarak “köpeğim benim, ne güzel çıkmış” deyip devam etti.) Eğer bu yorum yapan, ilgi gösteren insanlardan sadece 3-4 tanesinin dünyaya bakışı az da olsa değiştiyse güzel bir iş yaptık demektir, gerisi önemli değil.
Güzel güzel muhabbetimiz yaptık. Daha sonra hayvanları besleyeceğim, gitmem lazım, akşam barda gitar çalacağım gel istersen dedi. Tamam gelirim dedim. Giderken alttaki lafı etti, tek tek 5 maddeyi de parmaklarıyla sayarak.






2. Paylaşımdan sonra ilgi daha da çok arttı. Bende buna karşılık hem sizden gelen soruları Reiner’a ileteyim hem de ona ufak bir hediye vereyim dedim. Ada zaten ufak olduğu için yine aynı saatlerde sahilde karşılaştık. Bandana takıyorsun hep, seviyorsun galiba dedim. Sıcakta beni koruyor. Önce ıslatıp sonra başıma sarıyorum, doğal klima gibi oluyor dedi. Sana bir bandana hediye edeceğim hem de takipçilerin sorusu var. En çok da evini merak ediyorlar. Yarın evine gelebilir miyim? Tabi ki, memnun olurum dedi.
Utila adası hakkında biraz bilgi vereyim. Utila ortalama 5.000 bin nüfuslu bir ada. Adadakilerin en az yarısı buradan bir ev alıp yaşayan yabancı kişiler. Adada bir klinik ve okul da var. Okulda hem ingilizce hem ispanyolca dil eğitimi verildiği için gördüğüm bir çok çocuk bu iki dili de konuşabiliyordu. 6 Ay yağmurlu sezon 6 ay yaz sezonu. Yağmurlu sezonda 3-4 hafta aralıksız yağmur yağdığı oluyormuş. Adanın diğer bir özelliği dünyada PADI dalış sertifikası alınacak en ucuz yer. 4 Gün konaklama, teori ve pratik eğitimle beraber 270 USD’ye PADI dalış sertifikanızı alabilirsiniz. %90’ı yeşillik olan adanın yanında irili ufaklı başka adalar da var. Botla 10 dakikaya fantastik bir ada olan Water Cay’e de gidebilirsiniz. Ve yine buralarda hem tüple hem de sadece maske ile dalış yapmak için çok iyi bölgeler de var. Utila adası Honduras’a göre pahalı, Türkiye’ye göre ucuz bir yer. Adada telefon, internet gibi iletişim hizmetleri de var. İnsanlar genelde sizi tanımasa bile selam vererek geçiyor. Özellikle de adada yaşayanlar.
Neyse ertesi gün Reiner’ın evine gittim. Evin atmosferi gerçekten süper. Evin planını kendisi tasarlamış ve çizmiş. Daha sonra o plana göre birebir yaptırmış. Bahçesi çok büyük. Arsayı ilk aldığında bir sürü ağaç dikmiş. Bahçe kapısından içeri girdiğinizde sanki ormana girmiş gibi oluyorsunuz. Eve çıktığınızda ise tüm pencereler açık. Devasa büyüklükteki pencereler cam değil tamamen ahşap. Dışarısı sıcak olsa da ev serin. Bahçede çok ağaç olduğu için ev hep serin diyor. Önce dışarıdaki hayvanları besledikten sonra konuşmaya başladık.

– Takipçilerin yazdıklarını ve yapılan beğenileri gösterdim. Meşhur oluyorsun dedim.
+ (Gülerek)Dostum popomu çok fena kaldırıyorsun.
– (Kırmızı bir bandana hediye ettim.) Guatemala’dan almıştım. Maya kadınlarının elinden çıkma
+ Çok sevdim, akşam bunu gitar çalarken takacağım.
– Eğitim durumun ney? Üniversiteye gittin mi?
+ Üniversiteye gitmedim. Sanat okulunu istemiştim ama istediğim yer paralıydı ve ailemde de para yoktu. Onun için liseden sonra askere gittim.
– Dünyayı gezmeye başlamadan önce ne iş yapıyordun?
+ Heykeltraştım.
– Nerede, nasıl öğrendin?
+ Askerden döndüm ve ufak işlerde çalışıp para biriktirdim. Daha sonra istediğim sanat okuluna gidip 3 yıl heykeltraşlık eğitimi aldım. İşi tamamen öğrendikten sonra para kazanmaya başladım. Çok fazla heykel yaptım. Bana senin boyunda bir taş ver, birebir aynını yaparım.
– Burada mesleğini yapabiliyor musun?
+ Adada öyle taş yok maalesef.
– Sonra ne yaptın? Gezmeye nasıl başladın?
+ Sanat okulundan sonra 4 yıl heykeltraşlık yaparak para kazandım. Çok iyi işler yaptım, güzel para kazandım. Motorsiklet alıp avrupayı gezdim. Daha sonra çantamı alıp dünya turuna çıktım. Utila’yı görünce de artık burada yaşayayım dedim.
– Tayland ve Filipinler’de de çok güzel adalar var. Oralara gittin mi? Neden burayı tercih ettin?
+ Evet Tayland ve Filipinler çok güzel. Adaları da güzel. İlk başta oralarda kalmak istedim. Thai dilini öğrenmeye başladım ama yapamadım. Çok zor bir dil. Yaşayacağın yerde oranın dilini bilmiyorsan nasıl arkadaşlık kuracaksın, nasıl yaşayacaksın? O sebeple Asya’da kalmayıp bu adayı tercih ettim.



– Dini inancın var mı?
+ Almanya’da okurken din dersimiz vardı. 3 Yıl boyunca budizm dahil tüm dinleri inceledik. Hristiyan ya da ateist değilim. Hiçbir dine bağlı da değilim ama yukarıda birinin olduğuna inanıyorum.
– Türkiye’ye hiç geldin mi?
+ Gelmedim.
– Türk tanıdığın var mı?
+ Almanya’da tanışmıştım.
– Ne düşünüyorsun tanıdıkların hakkında?
+ Çoğu iyiydi.
– Almanya’ya hiç gitmedin mi bu 22 yılda?
+ 6. Yılda bir kere gittim resmi işler için. Tekrar gitmedim.
– Almanyanın en çok nesini özlüyorsun?
+ Hiçbir şeyini.
– Aileni ya da arkadaşlarını?
+ Bazen ailemi özlüyorum ama arkadaşlarım artık burada.
– Hangi hobilerin var?
+ Gitar çalarım ve resim yapmayı severim.
– Bu tabloyu yapmak ne kadar sürdü?
+ 11 Ay.
– Alıcısı var mı, satıldı mı?
+ Biri var, gelip alacak muhtemelen.
– İstersen söylemeyebilirsin ama ortalama kaç liraya satıyorsun böyle bir tabloyu?
+ Eserin bedeli olmaz, her fiyata satılır. Bu ortalama 1.400 USD.
– Sabah kaçta kalkıyorsun?
+ Her gün güneşle beraber uyanırım.
– Yaptığın başka bir iş var mı?
+ Bir haftadır sabahları ilerideki otelin duvarlarını boyamaya gidiyorum.
– Grafiti gibi mi?
+ Hayır. Normal boya badana. Yemek param çıkıyor. Bazı akşamları da barda gitar çalıyorum.
– Hiç hasta oluyor musun?
+ (İçtiği sigarayı topuğuna değdirdi.) Yalınayak geziyorum, hiç hasta olmadım.
– Ciddi bir hastalığın olursa?
+ Adadaki kliniğe giderim. Ora bakamazsa karşı şehirdeki hastaneye giderim. Daha ciddi bir şey olursa Almanya’ya alacağım bir uçak biletine bakar.
– Köpeğini nereden aldın?
+ Veterinere gidip gerçek alman kurdu istiyorum dedim. Elinde yoktu. Daha sonra orijinal bir tane bulunca bana haber verdi ve gidip aldım. Öncesinde kaç lira diye hiç sormadım. Çünkü iyi bir köpek istiyorsan kaç lira olduğunun bir önemi yoktur.
– Papağan niye almıyorsun? Eve yakışır aslında.
+ Papağanlar çok sosyal hayvanlar. Alırsan her gün 4-5 saatini onunla geçirmelisin. Geçirmezsen kuş sıkılır ve yazık olur. Yanına bir eş alırsan sıkılmaz ama bu sefer de seninle hiç ilgilenmez.
– Şimdiye kadar kaç tane atın oldu, kaç yıl bu adada at bindin?
+ 6-7 tane atım oldu ve 16 yıl boyunca heryere atla gidip geldim.
– Kaç tane kıyafetin var?
+ (Arkadaki orta boy bir sepeti göstererek) İşte bu kadar var. Erkeğim sonuçta, ev dağınık, kusura bakma.
– Takipçilerim seni ziyarete gelebilir mi?
+ Senin arkadaşın benim arkadaşımdır.
– Gelecek olanlardan birşey ister misin?
+ Gülücük getirsinler yeter.
Evi ve Reinır’ın gitar çalarken ki performansını videodan izleyebilirsiniz;


https://www.youtube.com/watch?v=SOM0sP2Y9U0