Hocam, öncelikle sevdiğiniz başka bir içecek (çay önemli bir örneği) ile bahsettiğiniz durumu denemenizi tavsiye ederim. Zira sevmediğiniz bir içeceğe alışmak istiyorsunuz ve illaki zaman alabilecek bir şey. Bu sürecin çok da keyifli olmayacağını tahmin edebiliyorum.
Yukarıda kişisel görüşümü belirttim, şimdi sorunuzu cevaplamaya çalışacağım. Gün içerisinde sıklıkla kahve(espresso, americano, filtre kahve ve türk kahvesi) içip ve hatta alıştırmalık olarak da bir - iki avuç kadar çifte kavrulmuş kahve çekirdeği tüketen bir kahve tutkunu olarak sizlere naçizane tavsiyem, öncelikle damak tadınıza uygun kahveyi bulmanızdır. Acı tadı sevmeyen birisi olarak yoğun bir filtre kahve tüketmeye çalışmak veya espresso deneyimlemek sanıyorum sizler için pek hoş olmayacaktır. Belirttiğiniz üzere latte tarzı sütlü seçeneklerle devam edebilirsiniz.
Bir diğer tavsiyem, kahveleri kaliteli bir şekilde hazırlanmış olduğunda tercih etmenizdir. Örneğin doğru bir şekilde demlenmemiş filtre kahve(bilenler bilir, çok ince bir iştir) benim gibi müptelası olanları bile kendinden soğutur. Eğer imkanınız varsa -aksini iddia edenler olacaktır ama- filtre kahve demlerken french pressten kaçınmanızı tavsiye ederim. Zira kağıt filtre kullanılarak aşama aşama demlenmiş lezzetli bir filtre kahve sanıyorum herkesi kendisine çeker. Benzer bir şekilde, latte tarzı içeceklerin de usulünce hazırlanmış olduğuna dikkat edin. Hele toz ürünlerden uzak durun.
Bu tamamen sizlerin zevkleri ışığında şekillenen, özel bir akışkanlıktır zannımca. Edinirseniz ne âlâ ancak şayet aksi olursa da ilk cümlem her zaman için geçerli. 😊