Bu soruyu sormak için fizyolojik olarak yeterli bir varlıkmıyız onu baz almak lazım önce, Bir kedinin evrene nasıl bir gözle baktığına dair fikrimiz sadece ampirik deneylerden öteye gitmiyor, kendimiz deneyimleyemiyoruz. Yani bilim diye nitelendirdiğimiz şey insan elinden çıkma, yapılan bütün araçlar bütün uzay sondaları, teleskoplar her biri insan elinden çıkma şeyler. Ya peki boyutsal olarak ya da fizyolojik olarak algılayamadığımız bir canlılık varsa nolacak ? Bu arada sorumu "in,cin" metafiziksel varlıklar olarak almayın inançlı biri değilim dini boyutta değerlendirmiyorum, Yani bir organ olarak gözümüzü baz alıyorum bunun her canlıyı görebilme olasılığı nedir ? Bertrand russel'in demlik metaforu vardı ben onu biraz değiştirerek sorayım, Gezegenimizin üzerinde insan fizyolojisinin, algılayamadığı bir çaydanlık uçuyor olsa bu zamana kadar bilimin elinden çıkma hiç bir araç gereçte bunu göremiyorsa yaradılışın başından beri o orada fink atıyorsa ne olacak ?
Ayrıca evrende milyonlarca gezegen, galaksi , dünyamızda ki tüm kum tanelerinin 50 katı kadar gezegen olması durumu insan formunda bir canlının oluşması için yetmeyebilir, Çünkü
@griffinn; hocam'ın değindiği gibi aynı şekilde insan formunda bir canlının oluşabilmesi için neredeyse milyonlarca olasılığın bir araya gelip bir evrimsel süreç başlatması lazım, hadi onu da geçtim buna uygun canlılığın oluşabileceği bir gezegen'de olması lazım.
Hep enrico fermi yüzünden oldu bunlar, fermi paradoks'unu insanların aklına sokup gitti , Sorduğu sorudan dolayı hala binlerce soru türüyor kafamızda.
Samanyolu galaksimiz bakıldığı zaman büyük , İçinde bulunduğumuz evren haricinde de de evrenler var . Ama Evrenin gözlemleyebildiğimiz alanı doksan milyar civarında . Bu gözlem alanının merkezinde bile bizim galaksinin içinde bulunduğu zibilyon tane galaksiyi içeren merkezdeki küme dahi görünmüyor diyebiliriz bakınız sadece 1 tane kümeden bahsediyorum o da merkezde kum tanesinden bile küçük diyebiliriz . Gözlemleyebildiğimiz evrende evrenin gözlemleyemediğimiz alanına karşılık kum tanesinden bile küçük olduğuna göre ?
Düşünelim bir evrenin boyutunu . Galaksimizin içinde bulunduğu kümeyi de düşünelim , referans olarak düşünelim . Haliyle bu uzaklıklarda bizler gibi ya da benzeri canlıların içlerinde bulunduğu gezegenden bir birlerine ulaşmaları mümkün değil . Kendi yıldız sistemlerinden de kendi galaksilerinden de !
Evren referans alındığı zaman bize çok yakın bir yerde patlama oluyor . O patlamayı biz gözlemevinden görüyoruz . Lakin o patlama milyarlarca yıl önce yaşanmış bize patlamanın ışığı yeni yeni ulaşıyor !
O patlama yaşandığında bizim içinde bulunduğumuz dünya gezegeni yoktu . Milyarlarca yıl sonra o patlamanın ışığı bize ulaştı düşünelim içler acısı bu durumu .
Kardaşev ölçeği gibin bir ölçekle düşünürsek Tip 3 bir medeniyetten sonra 4 / 5 .. bir ölçeğe doğru ilerlerken düşünebileceğimiz mevzular olmakla birlikte !
Evet dünya dışında yaşam vardır , Lakin dünya dışındaki yaşamları gözlemleyebilmek için En aşağı tip 2 mutlaka da tip 3 bir medeniyet olması gerekir .
Tip 4 ile Tip 5 bir medeniyet ise içinde bulunduğumuz evreni kolonileştirmektir ki ! İşbu medeniyet ölçekleri günümüz biliminin çok ötesinde bir bilime ihtiyaç duymaktadır .
Bu tip medeniyetler de de bizim bildiğimiz fizik yasaları doğa kanunları farklılık gösterir , Ayrıca bunu süpernovalar da ve dahası kara delik oluşumlarında da tatbik edebilirsiniz bu fizik yasalarında değişmeyi !
Evet dünya dışında yaşam var ama o yaşamı sırf gözlemleyebilmek bile insan aklının alamayacağı süreler gerektirmektedir .
Bu yüzden insanoğlu içinde bulunduğu galaksiye yayılmalıdır , Hatta evrene .
Not :
Milyarlarca yıllık dünyanın içinde bizler şu an ki konumumuza M.Ö 6000 - 7000 dolaylarından başlayarak 1984 ' de ulaştık . Yani milyarlarca yılın içinde dokuz bin yılın lafı olur mu ?