öncelikle spor da başarılar dilerim.
normalde memur hatayı; yani sürekli bir sandalyeye bağlı olarak çalışan herkesin ağırlık çalışarak sağlığını koruması gerek. vucud yapmasından bahsetmiyorum. ağırlık çalışarak kasların çalışabilmesi için gerekli. teknoloji maalesef kas çalışmasının ters yönünde ilerliyor.

size sakatat da çok fazla protein olduğunu ve ihtiyacınızı ucuz yol ile oradan sağlayabileceğinizi kim söyledi ise.. ona bir soru işareti koymak gerekiyor.
sakatatlar ülkemizde çok fazla tüketilmek ile birlikte, temizlik ve sağlık kalitesi büyük bir soru işareti. ki kırmızı et için özellikle hormonlu canlı hayvan ithalatı konusunu aylarca gazete manşetlerinden inmemiş idi. şuan kullanılan yemlerin büyük kısmında hormon içerikli maddeler kullanılıyor. firmalar hormon ekleyerek çok hızlı irileşme ve kütle oluşumu - süt arttırımı için maalesef üretim reçetesi dışında fazla miktarda kimyasal ekleme yapıyorlar. 40 günde yetişkin bir tavuk (piliç) olması sorun idi, şimdi 30 günde kesime gidenlerde var diyorlar ama görmedim henüz. bu hayvanların ET-in fayda oranı, kalıtsal sorunlar ile kıyaslandığında ne kadar faydalı?
bir dönem trt de ıspanak ve kara şimşek üzerine yayınlar yapılırdı. her gün en az 2 defa kendisi konusunda beslenme uzmanı/doktor olduğu söylenen kişiler program yapar, bunlar ile nasıl yemek hazırlanır konuları olurdu.
Şuan ülkemizde aşırı derecede böbrek taşı sorunu yaşayan insan var. eskiden taş değirmenlerinde kullanılan taş sert kireç taşı iken bu kadar fazla böbrek taşı hastası oranı yoktu. ama şimdi paslanmaz çelik ile un yapılıyor, un kaynaklı böbrek rahatsızlığı çok fazla. 10 yaş altı çocuklarda gözlük kullanım oranı her gün artması yanında ergen olmamış erkek çocuklarda "Jinekomasti" oranı da birbirleri ile yarışıyor.

bağırsak ve özellikle ciğer sağlıklı bir hayvandan alınmış bile olsa pişirilme aşamasında dikkat edilmesi gerekiyor.
Mumbar diye tabir ettiğimiz yiyeceğin hazırlanmasında, beyazlaşması için kimyasal ürün kullanımını araştırsan iyi olur.
sakatat yenir mi ?
eğer bir hayvanı kesip etini yiyor isek, doğal olarak tüm parçalarını tüketebiliriz. Ama temizlik ve hastalık konusu dikkat edildiği sürece.

ben spor a gittiğim dönemde yulaf ezmesi ile beslenme önerilirdi. şimdi sporcuların yulaf ezmesi yememesi konusunda yayınlar var.

beslenme nasıl olmalı ?
olabildiğince sebze ağırlıklı ve imkanlar dahilinde her gün farklı şeyler yemenizi tavsiye edebilirim. bulabiliyor iseniz de, hayvancılık yapan birinden alacağınız süt ile kuru meyvalardan oluşan (kayısı-incir-elma) kendi harcınızı yapmanız. Havuç, doğal bir şeker kaynağı olmak ile birlikde vucudda en fazla depolanan şeker kaynağıdır. buna dikkat ediniz.
yağ kullanmayın derler ama özellikle zeytinyağı vucuda en fazla yardımcı olan yağ çeşididir.
kimyasal (fabrikasyon) şeker ve türevlerinden kaçınmanız; tuzu olabildiğince azaltmanız ki 1 dilim fabrika ekmeği içindeki tuz miktarı vucudun günlük tuz ihtiyacı için yeterli deniyor.
su olarak da, ağır mineral içeren SERT SU çeşitleri .... istanbul da yaşıyorsan Hamidiye markalı su buna dahil değildir. veya cola fabrikasının büfelere ve marketlere çok ucuza verdiği işlenmiş su markaları. hayat-pınar-aytaç vb markalı suları aldıkdan sonra kaynatarak da içindeki kireç miktarını kontrol edin. ben çok uzun zaman önce bilindik marka diye almış ve çay için kaynattığımda hem çaydanlık hemde ketıl dediğimiz ürünün içinin kireçle kaplanması da ayrı bir sorun oluşturdu.
damak tadı ve alışkanlıklar ayrı bir konu.
düzenli ve sürekli değiştirerek YEŞİL Ağırlıklı beslenmeniz;
protein miktar konusunu dert ediyorsanız, öncelikle bir kan testi yaptırarak tiroid sayımı yaptırmanız da iyi olur.

6 ay - 1 yılda kütle yapmak yerine, daha uzun sürede sağlıklı kütle yapmanızı sağlığını kaybetmiş biri olarak söyleyebilirim. Ben kısa bir dönem growth bile kullandım.

NOT : son kısımdaki karaciğer yağlanmasını sormuşsunuz da.. Karaciğer ve böbreklerimiz biyolojik vucudumuzdaki filitre noktaları. onlardaki en basit sorun tüm vucudumuzu etkiler. ister et kaynaklı ister bitki kaynaklı beslen. hepsi filitre/ler-den geçer.

sağlıklı bir hayat dileklerimle