Hocam burada yanlış bir hesap var.
İnşaat sektörü %100 altında kar ile asla çalışamaz.
Betonarme inşaat tüm yıl yapılabilen bir iş değildir ağırlıklı olarak inşaat sezonunda çalışılır.
Bir inşaat en az 1 senede tamamlanır ki çoğu zaman daha uzun sürebilir.
1 sene vade ile çalışan bir sektörün gerçek enflasyonun %160 olduğu bir ortamda %30 ile ev satması hayaldir.
1 milyona malolan evi 2 milyona satmak da çok iyi kar bırakan bir fiyat değildir.
Geçen sene Kasımda 10 milyon lirasını dolara yatıran bir adam parasını 25 milyon lira yaptı.
Geçen sene Aralıkta 10 milyon lirasını kur korumalıya yatıran 16-17 milyon lira yaptı.
Ve siz geçen sene 10 milyon lirasını inşaata yatıran, emek harcayıp riske girip 1 sene uğraşan adamın %100 kazanmasını çok görüyorsunuz.
Daha işin maliyet ve talep enflasyonu bölümüne hiç girmedim.
İktidar sağolsun faizleri düşürerek ülkenin canına okuyor.
Ama siz suçluyu müteahhitler olarak görüyorsunuz.
Faizlerin düşmesi Türk Lirasının değerini düşürüyor bu da global emtia fiyatlarının artışına çarpan etkisi yaratıyor.
Dünyada emtia fiyatları 2 kat artarken bizim dolar kurumuz da 2,5 katına çıktığı için maliyet artışları bize 4-5 kat yansıdı.
Yine Türk Lirası sürekli değer kaybettiği ve enflasyona oranla düşük faizli krediyi ulaşım mümkün olduğu için evler yatırım aracı oldu.
Parasının değerini korumak isteyenler ihtiyaçları olmadığı halde ev almaya yöneldi.
Bir de dövize sıkışan iktidar yabancılara ev satışı ile vatandaşlık uygulamasına geçti.
Sonuçta ev fiyatları üzerinde yüksek fiyat verebilecek bir talep baskısı oluştu.
Eve ihtiyacı olmayanlar yatırım amaçlı ya da vatandaşlık amaçlı ev alıyorlar ve yüksek fiyatları ödüyorlar.
Bu da fiyatların ihtiyacı olanlarn alamayacağı kadar yüksek rakamlara çıkmasına neden oluyor.
Bu iktidar ya da onun saçma sapan faiz düşürme politikası değişmezse ihtiyaç sahiplerinin ev alma imkanları olmayacaktır.