İnsanoğlunun hamuru sanki arsızlıkla yoğrulmuş. Bir insan kendini iyi hissettiğinde başkalarına karşı zulüm, anlayışsızlık, ötekileme ve daha bir çok hissiyatifi barındırma potansiyeline sahip oluyor. Ama hastalandı mı veya yaptığı yanlışın ona zarar getireceğini anladı da mı imana geliyor ve ne hikmetse çok anlayışlı biri olabiliyor. Ben bu dünyada bu yaşıma kadar geldim ve şunu net gördüm; güç kimin veya hangi topluluğun elindeyse onun doğruları (fikirleri) ve onun kararları ile yaşatılıyorsun. Eğer gerçek anlamda özgürlük yaşansaydı dünya hayal dahi edemeyeceğimiz seviyede değişirdi. Dinimizde siyaset gibi veya gelenek gibi yaşamak zorunda kalmazdık. Özgür beyin zararlı değildir. Ama belli hareket, düşünce, tanım, olgu, inanış veya herhangi bir kalıbı yüceltmek tehlikeli bir oluşumdur. Çok geniş anlamda konuştuğumun farkındayım fakat yaşamım boyunca anladıklarımın özütüdür bunlar!