selamlar
elbette bilim kurgu filmlerini saymazsak geçmişteki size tavsiye gönderemezsiniz, zira "olan olmuştur". Bu konunun amacı hem hatalarımızdan ne kadar ders çıkarttık, hayat bize neler öğretti bunların öz farkındalıgını saglamak, hem de forumdaki genç ve henüz yolun çok başında olan arkadaşlarımıza bir dokunuş umudu...
ben başlayayım
edit: benimki çok uzun oldu ya

beni boşverin 2 kelime de olsa yazın bir şeyler
1- Hayat çok kısa ama aynı zamanda çok uzun, şuan 33 yaşındayım ve işler yolunda giderse bir 33 daha yaşarım diye umut ediyorum. 33 yılda yaşadıklarıma bakıyorum da, şuan herhangi bir şeye sıfırdan başlasam 33 yıl sonra kat edebileceğim yolu hayal edemiyorum, gerçekten hiçbir şey için geç kalmadınız. En iyi ihtimalle 15 senelik eğitim, 40 senelik iş hayatında 2-3 yıl gerçekten bir şeyler için risk ve radikal kararlar almak adına çok kısa süreçler. Şuan size 2-3 yıl çok uzun gelebilir, ancak genel perspektikften bakınca çok kısa süreler ve bir şeyleri değiştirebilmek için harcanabilir, ya da bir kaç senenizi boşa harcanmışsa dert etmeye değmez. zaten emin olun hiçbir şeyi boşa harcamazsınız, bunu ileride çok iyi anlayacaksınız ki en kötü tecrübeleriniz aslında en değerli olanlardır. Kısacası gençler, pek çogumuz için hayat uzun, birşeyleri yanlış yapmaktan, risk almaktan korkmayın.
2- Bir şeyler canınızı sıkıyor, sizi alt üst ediyorsa kendinize şu soruları sorun:
Bu problem 1 hafta sonra sizin için hala ne kadar önemli olacak?
1 yıl sonra ne kadar önemli olacak?
5 sene sonra ne kadar önemli olacak?
Bu soruların cevaplarına göre o probleme sadece hakettiği değeri veriniz. Çünkü çok kıymetli olan "şimdinizi" mahveden pek çok sorun aslında 1 hafta sonra atlatacağınız, 1 sene sonra bir anlam ifade etmeyen, 5 sene sonra aklınıza gelirse "nelere takılmışım lan ne m*lmışım" diyeceğiniz şeylerdir. Hele hele bunun için kimseyi üzmeyin kırmayın, insan kazanmak çok zorken, kaybetmek çok kolaydır.
3- Her şey zamanında güzel. Eğitim, kariyer, evlilik, çocuk ve torun sahibi olmak. Hiçbir şeyi ertelemeyin, hiçbir şey için de fazla aceleci olmayın. Siz dolu dolu yaşarsanız zaten her şey sizi vaktinde bulacaktır. 18 saat çalışmak dolu dolu yaşamak değildir, aynı şekilde sabah akşam yatmak da

Dolu dolu derken, hayat bir piyano ise, beste nereye gider bilemezsiniz, ama siz her notaya basın....
4- Fırsatlar size ayak uydurmaz, siz onlara ayak uydurmalısınız. Ve gerçekten beklediğiniz fırsat ayağınıza geldiyse onu kaçırmayınız. Kaçırırsanız bir daha asla karşınıza çıkmayabilir. Keşke yapmasaydım demek, emin olun keşke deneseydim demekten çok daha iyidir.
5- He daim konfor alanınızın dışında olunuz. Hayat o zaman çok daha keyifli, ve sizi her zaman her an hep ileriye taşır. Konfor alanı, emin olun size anlık keyif veren sağlıksız beslenme veya daha da ileri gidiyorum uyuşturucu gibidir. Sizi tatlı tatlı geçindirir, zamanı gelince de acılarla öldürür.
6- "Olmaya Devlet Cihan'da Bir Nefes Sıhhat Gibi" Mutlaka spor yapınız, bu illaki koşu bandında yardırın, kas çalışın demek değil, masa tenisi de olur yüzme de, başka bir şey de. Hareket ve spor disiplini hayatınızda olsun, faydası mı? İnanın anlatılmaz yaşanır. Ve bu 30 yaşlarında kazanması çok zor alışkanlık. Günde 10-15 dk da olsa bir sportif alışkanlıgınız mutlaka olsun. Kendinizdeki fiziksel ve zihinsel değişimlere, bir kaç sene sonra siz dahi inanamayacaksınız.
7- Yetenekli olmayabilirsiniz, ancak ufacık kenarından da olsa sanat hayatınızda bir yer işgal etsin, bu bir enstrüman çalmak da olabilir, tiyatro izlemek de, ebru da. Madde 6 gibidir, faydasını gerçekten yaşayarak görmeniz lazım.
8- Aile herşeydir, çeşitli nedenlerle size bunu hissettirmekten aciz bir ailede büyümüş olsanız dahi, değer verdiğiniz bir aile kurunuz. Ailenin toplumsal yapıdaki önemi bir yana, bireysel anlamda da inanılmaz bir mutluluk, haz ve motivasyondur. Gerçekten "family first" Benim hayatım baba olduktan sonra değişti, benim babamın da dede olduktan sonraki değişimine bizzat tanık oldum. Hepsi çok olumlu değişimlerdi...
9- İki seçim çok önemlidir, eş ve iş. Bunlardan birisinde hatalı seçim yaparsanız hayatınızın yarısı, ikisinde yaparsanız tüm hayatınız mahvolur. Sevdiğiniz işi yapın, her sabah küfrederek gideceğiniz bir iş yerinin kimseye faydası olmaz ve sizi her gün çok daha kötü, hem fiziksel hem psikolojik anlamda çok daha berbar birisi yapar, ve de ömür boyu seveceğiniz kişiyle hayatınızı paylaşın. Genç yaşlarda aşık olmak da, ölene kadar severim diyebilmek de çok kolaydır... Ancak yine de acele etmeyin, Onsuz ne yaparım dediğiniz ne onsuzluklar yaşayabilirsiniz. İşin ilginç. tarafı, bu ikisi gerçekten biraz kumar ve şans işidir, burada tavsiyeden çok şans dileyeceğim, umarım bu 2 konuda şansınız yaver gider.
10- Son maddeye en klişeyi sakladım. Sürekli ögrenin, sürekli okuyun, dinleyin. Hayatta bir şeyleri başarmış insanların tek ortak özellikleri, bildiklerine bağlı devasa hayal güçleridir.
Buraya kadar okuyabildiyseniz, çok teşekkürler, her şey gönlünüzce olsun!