Öncelikle yasını tutmalısın. 1 buçuk yıl önce, evlilik yolunda olduğumuz bir ilişkimizi sonlandırdık. 1 yıl boyunca ot gibi yaşadım. Hiçbir şeyden zevk almamaktan, yeni tanıştığım insanlarda onu aramaktan, her sabah uyanınca, her gece uyumadan önce onu düşünmekten, onunla ilgili anıları tekrar tekrar hatırlamaktan ve farklı evrenler yaratıp "Ya şöyle olsaydı nasıl olurduk?" diye düşünmekten o kadar yoruldum ki, bir ara her şeyden elimi eteğimi çektim. Hiç ona yazmayı düşünmedim ya da aramayı. Fakat yasımı elimden geldiğince yaşamaya çalıştım.
Gece uyandığım o birkaç saniyelik flu kafa karışıklığında bile ilk aklıma gelen hep o oldu. 1 yıl boyunca instagram'da silmiş gibi göründüğüm tüm fotoğraflarımızı silmeye kıyamadığım için arşivde tuttum. 1 yıl boyunca öyle arşivde kaldılar. Şimdilerde yavaş yavaş yeni ve ciddi birileriyle adım atmaya başlar oldum. Fakat tüm o bitmeyen geceler, geçmeyen günler, bu günler içindi. Yasını yaşa. Ne kadar yoğun ve hızlı yaşarsan o kadar sağlam önüne bakarsın. Unutma, dikiz aynasına bakarak ileriye gidemezsin.
Zamanın durduğu anlarda şu sözü düşün dostum; Bu hayattaki en kötü geceni düşün, sabah olmadı mı? Yine olur, merak etme.