Ragor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Konuya çok hakim olmadan yargıda bulunuyorsunuz gibi geldi. "Sizin gibi" dediğinize göre. Ürünün arızalı olduğunu, problemi olduğunu garantiye vermem gerektiği söyleniyor. Bende diyorum ki o zaman sen al arızalı ürünleri sat iade söz konusu değil aracı firmalar Trendyol mesela iadeyi kabul etmiyor malesef yardımcı olamıyoruz diyor. Burada asıl "Sizin gibi" insanları koruyorlar. Ben tüketiciyim, satıcının, esnafın veya firmanın en önem verdiği yada vermesi gerektiği şey müşteri memnuniyeti değil midir? Burada ben satayım ürünü paramı kazanayım gerisinden banane ben toptancı alırım yada yurtdışından getirtirim satarım sonra banane kardeşim ver garantiye. Böyle bir şey var mı?

Ben ürünü sıkıntı alıyorum iade edemiyorum, iade hakkım olmadığı sadece teknik servis garanti kapsamın da yollayabileceğim ve arıza tamir edilmezse yada edilemezse benim sorunumu kim çözecek? Mahkeme mahkeme dolaşacak mıyım? 700 TL ürüne para veriyorsun bir mahkeme başvursan bunun 3 katı kadar maliyetin ve bekleme süren olacak. Bu şimdi benim gibi tüketicileri mi savunuyor? Adam havluyu 14 gün içinde kullanıp iade edebiliyor sen teknolojik alet satılamıyor ya iteleme oluyor yada çöpe gidiyor diyorsun. Ürünü satıcısı takip edecek ben mi takip edeceğim, arızalı çıkmış ürün o nereden tedarik ettiyse iade edecek bu bu kadar basit. Ama önüne gelen şirket kurup ürün sattığı için herkes sözde kurumsallaştı.

"Tüketicinin 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı mevcuttur. Sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkı kullanılabilir. Ön bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilmezse cayma hakkı süresi 1 yıla çıkmaktadır. "

Bu kanun ticaret bakanlığı tarafından sitesinde yayınlanan bir kanundu şuan artık yazmıyor burada konu "sizin gibi" bizim gibi" gibi bir konu mu?

Ben tüketiciyim kardeşim sen bana düzgün bir ürün yollamazsan o iade mi vereceksin. Ben niye senin bozuk ürününle teknik servislerde dolanayım?
Basitçe yanlış bildiklerinizi açıklayayım.

1) Bir tüccarın en önem verdiği şey müşteri memnuniyeti değildir. Sürdürülebilir şekilde kar etmek, zarar etmemektir. Müşteri memnuniyeti sürdürülebilir şekilde kar etmek için yapılan bir yatırımdır. Sana iade hakkı tanıyan satıcı ileride yapmaya ondan alışveriş yapmaya devam etmen için yapar bunu. Yani ileride senden kar edebilmek için bugün bir miktar zarara razı olur.

2) Senin gibi kendisine verilen hakkı suistimal edenler yüzünden firmalar sürekli zarara giriyosa, az kar ediyorsa müşteri memnuniyetini umursamaz. Çünkü sen memnun olunca aynı satıcıdan sürekli alışveriş yapacak bir adam değilsin. Sen malı ucuza bulduğu yerden alan rastgele sipariş vermiş bir müşterisin. Senin memnun olman satıcı için hiç önemli değil. Önemli olan sözleşmede yazan tutarı tahsil edip sözleşmede yazan ürünü teslim etmek.

3) Bektaşinin fikri neyse zikri de odur. Neden sana arızalı ürün satsınlar? Doğru düzgün satıcılardan doğru düzgün fiyatlara ürün almaya çalışırsanız kimse size arızalı ürün falan satmaz. Ama piyasası 100 lira olan bir ürünü 60 liraya almaya çalışırken girdiğiniz riskin bedelini kendiniz ödemelisiniz. Ayrıca arızalı ürün satarak sürekli kötü puan ve yorum alan bir mağaza satış yapmaya devam edemez. Yani kasıtlı olarak müşterilerini mağdur eden bir satıcı hakkında şikayet sitelerine ve satış yaptığı kanallara kötü yorumlar yapılır. Bu senin kendi kötü niyetinle uydurduğun bir konu.

4) Benim sorunumu kim çözecek gib i saçma bir soruyu nasul sorabiliyorsunuz? Tüketici Hakem Heyeti diye bir şey var. Harç ödemeden kullanabileceğiniz Tüketici Mahkemeleri var. Firmalar sizin arızalı ürünlerinizin tamiri için vakit ve para harcıyorlar. Adamlar neden kasıtlı olarak vakit harcayacakları, bedel ödeyeceklerini bile bile arızalı ürün satsınlar size?

5) Sana düzgün bir ürün yollanmış. Sen elindeki sıvı soğutma sisteminin arızalı olduğunu iddia edemiyorsun. Diyorsun ki benim stok fanım daha iyi soğutuyor. Demek ki senin kasan için yeterli olmayan bir sistem almışsın. Burada satıcının suçu nedir? Satıcı neden kargo parasına katlanıp, senden kullanılmış ürünü geri alıp parayı da iade edip külliyen zarar etsin. Senin memnuniyetin için mi? Senin memnuniyetinden satıcı ne kar elde edecek? Gideceksin yarın daha ucuza bulduğun yerden ürün alacaksın.

Yani müşteriler nalıncı keseri gibi kendilerine yontmayı bırakmalılar.
Sen diyorsun ki bana arızalı ürün gönderirlerse beni kim koruyacak.
Peki bilmediği, açıklamasını bile okumadığı ürünü alıp geri iade edenlerden satıcıları kim koruyacak?
Artık müşteri sadakati diye bir şey yok.
Müşteri 5 lira fazla veririm tanıdık bildik güvendik yerden alırım demiyor.
Diyor ki alırım internetten beğenmezsen iade ederim.
Yani hayatta güvenin bir bedeli var.

Benim sattığım ürünler için iade hakkı devam ediyor.
Ben de aylık toplam iade bedelini toplam satış bedelinin üzerine ekliyorum.
Yani iade edenlerin yarattığı zararı iade etmeyen düzgün kullanıcılar ödemek zorunda kalıyorlar.
Bu iade sisteminin kalkması fiyatların %2-3 düşmesini bile sağlar.

Son sözüm devlet satıcı birliklerine müşterileri puanlandırma hakkı vermeli.
Müşteriler devletin sistemine kayıt olmalı ve siparişler bu kayıtlar üzerinden gerçekleşmeli.
Kişinin kredi puanı gibi bir alışveriş puanı olmalı.
Satıcılar da müşterilerini puanlamalı, böyle iadeler yapan müşterilerin puanları kırılmalı.
Böylece alışveriş puanı yüksek olan adama 6 ay iade hakkı da veririm diğer müşterilere oranla %10 fazladan indirim de uygularım.
Çünkü ne alacağını bilen, sözünü tutan müşteriler ile tüketici haklarını suistimal eden müşterileri ayırmak lazım.

Siz satıcıları puanlayabiliyorsunuz haklarında yorum yazabiliyorsunuz.
Ama satıcılar tüketiciler hakkında yorum yazamıyor puan veremiyor.
Siz satıcılar dol@ndırır, satıcılar kötü niyetli sanıyorsunuz.
Oysa bu ülkenin asıl dol@ndırıcıları kötü niyetlileri alıcılar arasında.