oguzhanx adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sözün meclisten dışarı olmasına gerek yok, alıntılayarak yazıyorsunuz zaten. Sergilenen davranış veya yazılan, çizilen, söylenen söz bir suç unsuru teşkil ediyor ise bu suç üzerinden muhataba bakılmadan karar verilmeli. Bana yaptığında bir şey olmayıp Atatürk' e, Cumhurbaşkanı' na, daha da ileri gidecek olursak Hz. Muhammed' e karşı yapıldığında bir sorun oluyorsa burada benim değersizleştirilmem durumu vardır. Ki şovenistliği bir kenara bırakacak olursak herkes için en değerli kişi kendisidir elbette. Atatürk' e karşı işlenecek suçlar için ayrı bir kanuna gerek var mı? İnsana karşı işlenen suçlar için gerekli kanunlar bulunmakta zaten. Suç suçtur, muhatabının kim olduğunun hiç bir önemi yok. Atatürk' e sorulacak olsa böyle bir şeyi tasvip eder miydi?
Atatürk kendisine hakaret eden bir köylüye hatasını anladığı için özür dileyecek ve hediye gönderecek kadar mütevazı ve büyük bir liderdi. Atatürk'ün okuduğu kitapların sadece altını çizdiği kısımlardan kaç cilt kitap çıktığından haberiniz var mı? Anıtkabir'de bu bilgiyi bulabilirsiniz. Sözüm şu ki; böyle büyük ve ulu bir lideri; bazı kültürsüz, IQ problemli yaşayan, okuduğundan ve anladığından bir haber, hayatında 5 kitap okumamış kültürsüz ve cahil insanlardan elbette korumak gerek. Sadece Atatürk'ü değil, hepimiz böyle insanlardan korunmalıyız.

Özetlemek gerekirse; bu kanunu kaldıracak, kaldırmaya gücü yetecek hiç kimse yoktur. Ölü adama cevap veremeyeceğini bildiği için arkasından sallamak, küfür etmek kolay da (siz yapıyorsunuz demiyorum, twitterda gördüklerimden söylüyorum) söz konusu cezasına katlanmaya gelince mi saçma oluyor?