Kastettiğim dizileri biliyorsunuzdur, tarih dizileri; Kuruluş Osmanlı, Selçuklu, Diriliş, yükseliş, barbaros, muhteşem, o şu bu... Gerçi Muhteşem Yüzyıl'ı bunun dışında tutuyorum, oradaki hamaset çok yeterliydi, göze batmıyordu. Tam doğru bir dizi değildi ama şu TRT saçmalıklarından bin kat iyiydi.
İngiliz yapımlarına bakıyorum, onun dışında pek bilmiyorum kendi tarihini anlatan dizi (Yani Vikings türü içerikleri dışarıda tutuyorum) Tudors, Crown... Orada kendi içlerindeki yozlaşmışlıkları, kendi yaptıkları haksızlıklarıyla birlikte kurgulayarak bir içerik çıkarmaya çalışıyorlar doğruya yakın. Hatta kraliyet tarafından eleştiri de alıyorlar ama sansür falan uygulanmadan seriyi çekmeye devam ediyorlar.
Tarihi olduğu gibi anlatmak tabii ki imkansız, zaten tarih dediğin başlı başına bir kurgudur, doğruya en yakın kurguyu oluşturmak kaynaklarla ve diğer bilim dallarından faydalanarak. Dizilerde de tarihe paralel bir şekilde tarihe en yakın kendi kurgularını oluşturuyor Tudors, Crown gibi diziler. Mantıklı bir düzlemde ilerliyorlar.
Ne zaman ki Türk tarih dizileri özellikle TRT'dekilere baksam gözlerim kanıyor....... Türkler her anlamıyla kusursuz, esir almaz, darülharp diye bir şey yok, girdikleri yerleri asla işgal etmezler, şöyle böyle, inanılmaz güçlü ve melek gibiler. Böyle değil. Ben tarihimi zalimlikler olsa da seviyorum, çünkü tarihin o çağında bunlar gayet normaldi. Bugünün kafasıyla o tarihi anlayamazsınız. "Yok kardeşini öldürdü padişahlar falan" zalim. O çağa göre bu normal, yok devşirme, o çağa göre normal.... Ama bunlar dahi hiç olmamış gibi anlatılan saçma bir tarih var televizyonlarda. Düşman inanılmaz kötü, zebani, şeytannnn ama Türkler geliyor ve düşmanın boyunduruğunda yaşayan ezilen halkı da kendi vatanı gibi kurtarmak için sırf onları işgal ediyor o krallığı falan yıkıyor özellikle Bizans, Moğollar'a karşı, ama nedense araplara karşı pek bir düşmanlık yok(Arap ülkelerine sattıkları için sanırım)
Yaptıkları tek şey Türk milletin hamasi duygularına oynamak ve araplara dizileri pazarlayabilmek sanırım. Çok ucuzca, her senaryo, hepsinin teması, replikleri dahi aynı. Sonra etrafta tarih bilmeyen artistler kendilerini dünya lideri sanıyorlar. Biz Osmanlı, Selçuklu şöyleydik böyleydik. BEKLE ULAN OSMANLI dönüyor, falan diyorlar. Televizyon karşısında kılıç ve kazan kapağıyla dizi izliyorlar. Okuma yazma bildiğinden şüphe ettiğim insanlar ile tartışmak zorunda kalıyorum, hele sosyal medyadaki kahvehane goblinleri, kütüphavehanede dörtlü masada derin tartışmalar ve analizler sonucundaki öğrendikleri bilgilere kesin doğru gözüyle bakarak karşılarındaki kişi İlber Ortaylı olsa dahi "OO hayır ben biliyorum en doğrusunu" diye tutum takınarak yaymaya devam ediyorlar virüslerini.
Ben gerçekten bu aşırı hamasetten inanılmaz derecede bıktım. Milliyetçi bir insandım milliyetçilikten soğudum ben bunlar ile aynı güruhta mıyım diye. Bir iki maç futbolda kazanıyoruz reklamlarda orada burada her yerde hamaset kasılıyor sonra bizim çocuklar oluyor bizim sucuklar, voleybolda bir iki maç kazanıyoruz sonra hemen "BTC TÜRKLE AL SAT! BTC TÜRKLE AL SAT", "MCDONALD'S TA İKİNCİ MENÜ BEDAVA" filenin sultanları oluyor reklam yıldızları. Milliliğe dair ne varsa inanılmaz derecede sömürülüyor, artık suyu çıktı. Bu yerli ve milli politikası ülkede çok iyi satıyor ki reklamlar, diziler hep bunun üzerinden genel izleyici kitlesini kolayca etkiliyorlar. Onlar da ne yapsınlar ellerinden bir şey gelmiyor, tek gurur duyabildikleri şey ait oldukları ırkları olduğu için bununla ilgili bir iki şey okuyup, izleyince sonra ben ŞUNUN TORUNUYUM, BEN O'YUM BU'YUM diye övünüyor. Adamın başka övüneceği hiçbir şeyi yok ki hayatta. Biraz da belki de bu ezikliğinden dolayı ırkının sürekli bu kadar yüceltilmesi onun morfini olmuş, sürekli buna ihtiyacı var, en ufak bir eleştiride tahammül edemiyor, gerçeklere tahammül edemiyor, hedere hödörö oluyor. Her neyse bunun üzerine daha çok analiz yapılabilir ama yoruldum. Düşüncelerimin bir kısmını yazayım en azından dedim. Cidden sıkıldım...