Babanızla otorite yarıştırmaya devam ederseniz, babanızla challenge üzerine kurulu bir iletişiminiz olursa kavga kaçınılmazdır.
Aranızdaki ilişiyi bilmiyorum detay vermeden yazmışsınız.
Ama genel hayat deneyimime göre söyleyebilirim ki siz babanızla sohbet etmiyorsunuz.
Siz babanıza onun yanlış kendinizin doğru olduğunu ispat etmeye kalkıyorsunuz.
O da daha düne kadar altına yaparken gördüğü ufaklığın büyüyp kendisine otorite kurmaya kalkmasına sinirleniyor.
Bu bahsettiğiniz sorunu ben de yaşıyorum diyenlerin çoğu ergenlik ya da erken gençlik dönemindeki arkadaşlardır.
Babanızla aynı evde yaşadığınız sürece sizi adam yerine koymakta zorlanır.
Ayrı eve çıksanız da babanızın bir adım üst seviyesine çıkmazsanız yine sizi adam yerine koymaz.
Bu doğanın kanunudur bir çok hayvan neslin gücünü koruması için zayıf yavruyu ölüme terkedip vazgeçebiliyor.
Anne ile çocuğun ilişkisi ile baba ile çocuğun ilişkisi daha farklı.
Bu kişiden kişiye değişir ama klasik Türk babaları evladı kendinden daha saygın bir meslek sahibi olana, kendinden çok para kazanıp kendi hayat standardını yükseltene kadar çocuğunu ham meyve olarak görür.
Aslında bir nebze haklıdır da.
Çünkü ergenlikte insanın kendini babasına ispat şekli sadece lafladır.
Lafla, zeka ile kendinizi ispat edemezsiniz. Sohbetle kendinizi ispat edemezsiniz.
Kendinizi icraat ile ispat edebilirsiniz.
Babanızın saygısını kazanmanın yolu onun hayranlığını kazanacak başarılar elde etmektir.
Yaşım 43.
Allah razı olsun iyi bir babam var iyi bir annem var.
Bu sözü 13 yaşında ya da 23 yaşında söylemezdim, Annem ve Babamdan şikayet ederdim.
Çünkü o yıllarda büyük fikir ayrılıklarımız kavgalarımız olurdu.
Bana zengin konforlu bir hayat da sağlamadılar.
Ama bir anne ve babanın yapması gerekenleri yaptılar.
Bana sevgi şefkat gösterdiler, vicdan ve ahlaki değerlerini öğrettiler.
Bugün babam emekli 75 yaşında.
Her pazartesi kahvaltıda gözümün içine bakar.
Harçlık için. Çünkü emekli maaşını annem alır eve idare etmek için.
Babamın haftalık harçlığını her pazartesi sabahı ben veririm.
15 senedir hasta olduğunda, bir mal satın alacakken, bir ticari karar verecekken bana sorar.
Bir ameliyat olacağı zaman doktorun fikrine göre değil benim fikrime göre karar verir çünkü bilir ben kendisinden daha detaylı araştırıp daha doğru karar verebilirim.
Çünkü 10-15 senedir sadece işten emekli olmadı aile liderliğinden de emekli oldu.
Artık sorumluluk bende.
Yani bir ailenin maddi manevi tüm yükünü sırtınızda taşımıyorsanız ya da babanızın asla ulaşamadığı başarılara sahip değilseniz babanızla düello yapmayın.
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Siz başarınızı, aklınızı, basiretinizi icraatınız ile ispat ederseniz babanızla tartışmalarınız biter.
Sözünüz ve fikirleriniz çok kıymetli hale gelir.
Babanızla sohbetinizde kavga çıkmamasının basit bir yolu var.
Onu çok konuşturun, kendiniz az konuşun. Sen dili yerine ben dili kullanın.
Ve lafla kendinizi ispat etmeye çalışmayın, çünkü bu psikolojik olarak saldırganca bir tutumdur.
Yaşınız ilerledikçe annelik babalığın karşılıksız ve büyük emek gerektiren bir iş olduğunu görüyorsunuz.
Anne ve babanıza olan saygınız onları hataları ile kabul edecek kadar artıyor.
Bırak baban yanlış biliyorsa yanlış bilsin, bu hata ailesini ve kendisini uçuruma sürüklemeyecekse onu düzeltme.