Yahudi bir ailede doğduğunuz ve Yahudi propagandası içinde büyüdünüz, aileniz çevreniz herkes Yahudi milliyetçisi. Bu durumda sizin İslamı seçme ihtimaliniz 100 üzerinden yüzde kaç acaba.
Yani din seçimi bence yüzde 90 aile ve çevre tarafından, bir insan doğumundan ölümüne yüzde 90 o şekilde sabit kalıyor. Yüzde 10 araştırma sonucu toplum aile ve çevreden sıyrılıp farklı dine geçilme durumu olabilir.
Sizin durumunuz yüzde 90 ın içinde ise. Ve Dünya hayatı bir kereye mahsus ise biraz haksızlık olmuyor mu.
Aslında sitemim tam olarak buna değil. Kısaca sitemim dünyadaki tüm eşitsizliğe.
Şuan saat 03:40 10 çocuk dünyaya geldi.
2 si gelişmiş ülkelerde dünyaya geldi.
5 i orta sınıf bir ailede dünyaya geldi.
3ü afrikada yokluğun zirve yaptığı yaptığı bir yerde dünyaya geldi.
Ve herkese bir kere şans tanındı.
İlk 2 çocuk mutlu mesut yaşayıp öldü ve İslamla şereflenmedi.
5 orta sınıf çocuktan 2 si islam dini seçtirildi.
Diğer 3 çocuk gayrimüslim olarak yaşadı ve öldü
Afrika'daki 3 çocuktan biri Müslüman diğer ikisi gayri muslum çevrede yaşadı ve öldüler.
Sonuç; tüm 10 çocuğa da bence haksızlık yapıldı.
Doğrusu şöyle birşey olmalı idi.
Ayni anda 7 paralel evren ve 7 dünya olmalı
Tüm evrenlerde aynı ruha sahip çocuklar yaşasa
Ve her bir çocuk 7 yaşamından 4 ünde islamı seçse 3ünde sınavı başarısız olsa.
Ozaman çok mantıklı olurdu.
Ben bunun olduğuna inanıyorum.
Yoksa herkese bir şans verilmesi ve toplum aile etkisi ile o inancın yüzde 90 ölüme kadar kişide devam etmesi ve kimi insanların sağlık ile imtihan edilmesi kimisinin sağlıklı olması, Bu sağlık meselesinde de adaletsizlik olacaktır. Eğer her ruhta bir kere yaşam şansı tanınacak ise.
Şimdilik aklıma dünyadaki başka adaletsizlikler eşitsizlikler gelmedi. Ama bana her insana bir kere şans tanınması mantıklı gelmiyor.
İnanan biri olarak söylüyorum.
Bir konuda bir arkadaş islam dininin adil bir dünya amacı olmadığını söylemişti. Neden peki.
Yani bana şu mantıklı geliyor.
Ayni kisi 7 kere yaşaması ve her yaşamında farklı bir toplumda ve farklı bir refah seviyesinde yaşaması ve her 7 yaşamda 4ünü kazanmış ise ozaman ahirette cennete gitmesi lazım.
İslamiyeti hiç duymayan veya duysa da yanlış şekilde duyanlar sorumlu olmazlar, bunlar fetret kapsamına girerler ve cennetliktirler.
- İslamda
-ayet ve hadislerin verdiği bilgiye göre- Allaha karşı sorumlu olmak için üç temel husus vardır: Bunlar
akıl, büluğ / erginlik ve tebliğin duyulması.
Buna göre;
- Akıllı olmayanlar, ister mümin bir ailede, ister kâfir bir çevrede yaşasın, asla sorumlu değildir.
- Yine,
büluğ/erginlik çağına gelmemiş bir çocuk ister Müslüman bir ailenin, ister kâfir bir ailenin çocuğu olsun hiç bir eyleminden dolayı sorumlu tutulmaz.
- Keza, Allahın gönderdiği vahyi ve peygamberin tebliğini duymamış hiç bir kimse yaptıklarından sorumlu değildir. Bizim Müslüman bir ülkede, Müslüman ana, babadan doğmamız Müslüman olmamıza bir vesile olabilir ama bu bizim Müslüman olarak ölmemizi ve ebedî cenneti kazanmamızı garanti etmez. Her Müslüman ülkede doğan Müslüman olmadığı gibi, her kâfir ülkede doğan da kâfir olarak kalmamaktadır. Allah herkesi içinde bulunduğu duruma, şartlara ve seviyeye göre hesaba çekecektir. İşin özü bu arkadaşım
Bir hadiste şöyle belirtilir."Siz öyle bir zamandasınız ki, sizden her kim emrolunanın onda birini yapmazsa, helâk olur. Sonra, insanlara öyle bir zaman gelecek ki, emrolunanın onda birini yapanınız kurtulacak."
Yani biz peygamberimizin zamanında doğup ebu cehil gibi inanmayarak ölebilirdik ya da selmani farisi gibi çok uzaktan gelip ateşe taparken müslüman olabilirdik. ALLAH'ın adaleti şaşmaz.