Aslında bu çocuklar geç de olsa iki dili de akıcı konuşabilirler girdi devam ettiği sürece. O yaşlarda iki dili bir dil gibi algılaması normal. Zaman geçtikçe ikisini ayırt etmeyi öğrenir çok büyük ihtimalle. Yalnız işte bu sosyal problemler sıkıntı oluşturabiliyor dil gelişimi anlamında da. 7-8 yaş gibi bir sınır ortaya çıkmasının bir nedeni de bu. 2 yaşında kendi kendine hem İngilizce hem Rusça öğrenen, üstün zekalı bir öğrencinin hikayesini dinledik geçen bir konferansta. Çocuk ortaokula gelince Rusça'yı tamamen unutmuş ve İngilizce konuşmayı da iletişim sağlamakta zorlandığı için reddediyormuş.
Dil gelişimi de diğer gelişimler gibi genetik ve çevresel faktörlerden etkilenir. Çevresel anlamda iki dilin de pekiştirildiği bir ortamda bulunan bir çocuğun dil gelişimi ile, tersi durumda olan bir çocuğun dil gelişimi de doğal olarak aynı seyri takip etmez. Bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçlar genele hitap ettiği için biz de onları kullanıp çeşitli çıkarımlar yapıyoruz. Bireysel tecrübeler, çok farklı gelişim süreçlerini ortaya çıkarabilir. Bu sebeple, çocuğun dil gelişimini izole düşünmemek gerekir. "Konuşun gitsin.", "Duysun duysun bir şey olmaz." gibi ifadeler çocuğa zarar verebilir. Dil, sonuçta iletişim kurma aracıdır. Çocuk, konuştuğu dille iletişim kuramadığını fark ettiği an o dili kullanmayı bırakacaktır.
Ezcümle, bütün unsurları düşünecek, çok çeşitli faktörleri hesaba katacak ve çocuğun dil gelişimini de bu anlamda yönetebilecek durumda değilsek, genele uymakta fayda var.
Kesinlikle katılıyorum, iş öğrenmekle kalmıyor. Sosyal hayatta bunu ne kadar kullanabilir çevresi buna hazır mı önemli olan bu.
Zaten burada sorun yabancı dil değil. Aynı sorun başka konularda da yaşanabilir. 2 yaşında matematik öğretmeye başlayabilirsin 1. sınıfa başladığında isterse say2 konularını yalayıp yutmuş olsun. Sınıfta diğer arkadaşlarından farklı olduğunu anladığı anda işler tersine döner ya kendini üstün görüp arkadaşlarını beğenmez ya da arkadaşları bu çocuğu farklı olduğu için dışlayabilir doğru kişisel gelişim için çevre faktörleri göz ardı edilmemeli.