Ugursuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
@Derssarayi; hocamız bu işin akademik yönünü çok güzel açıklamış. Ben çocukların en azından kendi çocuğumun kendi dilini düzgün öğrenmeden ev ortamında (ya da eğitim normlarına uygun olmayacak şekilde) yabancı dil öğrenmesini doğru bulmuyorum. Yani doğduğu andan itibaren bir çocuk ile hem anadilde hem de yabancı dilde iletişim kurmak doğru olamaz. Çocuğu olanlar beni anlayacaktır, çocuklar öğrendikleri davranışları ilk zamanlar anne babayı taklit ederek, gördüklerini birebir uygulamaya çalışarak öğrenir. Neyi neden yaptığının mantığını ise zaman geçtikçe kavramaya başlar. Kuzenimin çocuğu şuan 5 yaşına girmek üzere. İlk zamanlardan itibaren kuzenim bu ufaklığa hem İngilizce hem Türkçe konuşarak aklınca İngilizce öğretmeye çalıştı. Evet çok da güzel öğrendi hatta annesinden daha iyi telaffuz ediyor.

Ama çok büyük bir sıkıntıyı iş işten geçtikten sonra farkettik. Çocukta İngilizce ve Türkçe dil kavramı yok, kafasına göre yarı Türkçe yarı İngilizce ya da tamamen İngilizce konuşmaya (olduğu kadar) çalışıyor. Sonrasında da aile büyükleriyle, arkadaşlarıyla iletişim kurmakta ciddi sorunlar yaşadığı için çocuk içine kapanmaya, yaşıtlarıyla kavga etmeye başladı. Şuan konuşmuyor, çocuktan duyduğumuz tek şey anne, baba, evet, hayır, çiş geldi, yes, no ve sürekli anlamsız seslerle bağırmaktan ibaret.
Tek bir örnek üzerinden genelleme yapamayız ama çocuklar konuşmaya başladığı anda ailesiyle, kendi yaşıtlarıyla iletişim kurmak istiyor, iletişim kuramadığında huysuzlaşıyor, ağlıyor hatta küsüyor yani bu durumdan olumsuz etkilenmeye başlıyor ve bu sürekli tekrar ederse sonuçları hiç de iyi olmuyor.

Bu yüzden küçük yaştan itibaren yabancı dil eğitimi verilecekse kesinlikle bu uzman kontrolünde ve profesyonelce olmalı ya da biz aileler öncelikle bu konuda bilinçlenmeliyiz.
Aslında bu çocuklar geç de olsa iki dili de akıcı konuşabilirler girdi devam ettiği sürece. O yaşlarda iki dili bir dil gibi algılaması normal. Zaman geçtikçe ikisini ayırt etmeyi öğrenir çok büyük ihtimalle. Yalnız işte bu sosyal problemler sıkıntı oluşturabiliyor dil gelişimi anlamında da. 7-8 yaş gibi bir sınır ortaya çıkmasının bir nedeni de bu. 2 yaşında kendi kendine hem İngilizce hem Rusça öğrenen, üstün zekalı bir öğrencinin hikayesini dinledik geçen bir konferansta. Çocuk ortaokula gelince Rusça'yı tamamen unutmuş ve İngilizce konuşmayı da iletişim sağlamakta zorlandığı için reddediyormuş.

Dil gelişimi de diğer gelişimler gibi genetik ve çevresel faktörlerden etkilenir. Çevresel anlamda iki dilin de pekiştirildiği bir ortamda bulunan bir çocuğun dil gelişimi ile, tersi durumda olan bir çocuğun dil gelişimi de doğal olarak aynı seyri takip etmez. Bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçlar genele hitap ettiği için biz de onları kullanıp çeşitli çıkarımlar yapıyoruz. Bireysel tecrübeler, çok farklı gelişim süreçlerini ortaya çıkarabilir. Bu sebeple, çocuğun dil gelişimini izole düşünmemek gerekir. "Konuşun gitsin.", "Duysun duysun bir şey olmaz." gibi ifadeler çocuğa zarar verebilir. Dil, sonuçta iletişim kurma aracıdır. Çocuk, konuştuğu dille iletişim kuramadığını fark ettiği an o dili kullanmayı bırakacaktır.

Ezcümle, bütün unsurları düşünecek, çok çeşitli faktörleri hesaba katacak ve çocuğun dil gelişimini de bu anlamda yönetebilecek durumda değilsek, genele uymakta fayda var.