WebEngineer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu dünyada hiçbir şey adil değil. Senin yaşlarında sorgulamaya başladım ve kısa bir süre sonra dinlerle olan tüm alakamı kestim.
Varsa bir imtihan koşullar eşit değil, adil değil diyorsun gelip sana senden kötüleri örnek gösteriyor. Benden kötüler beni ilgilendirmiyor arkadaşım, benden iyileri de örnek göstersene. Her zaman daha kötüsü var, e kötüsü olduğu için moron gibi yaşayıp hiçbir şeye itiraz etmeyelim, gelen her şeyi kabullenip her şeye tamam mı diyelim ya? Böyle bir bakış açısı zaten baştan yanlış.

İmtihan denen olayın da amacını ben bir türlü anlayabilmiş değilim. Allah her şeyi bilendir diyorlar, senin vereceğin tüm kararları, gideceğin yolların hepsini biliyor ama yine de yaratıp imtihan ediyor. Neden? Yani böyle kudretli bir yaratıcının bir dünya yaratıp kendi yarattığı kulları test etmesi, inanmama iradesi verip inanmayanları da sonsuzlukta yakacak olması hem acımasızca hem de mantık dışı. Ya da doğup 2 aylık bebekken tecavüze uğrayarak öldürülen bir çocuğun imtihanının da mantığını anlamış değilim.

Hiçbir şey adil değil arkadaşım, dünya zenginlerin dünyası. Tamamen senin dışında gelişen olayların hiçbir suçun yokken gelip seni etkilemesi, hiç alakan yokken tüm zararı senin görmen başlı başına çoğu şeyi açıklıyor. Herkesin görüşü kendine. Bu konuda ben ne kimseyle tartışırım ne karşımdakini etkilemeye çalışırım hiç umurumda değil. Zıt fikirli arkadaşlar da alıntılayıp bu konu özelinde tartışmak isterlerse cevap vermem baştan söyleyeyim, inanç konularında tartışmayı keseli bayağı oldu.
Çok güzel özetlemişsiniz. Herşeye gücü yeten bir yaratıcı var ve bizi cehenneme göndereceği zaman bize bunları bunları yaptığın için cehenneme gideceksin diye ikna etmek zorundaymış gibi binlerce yıllardır anlatılan bir inanç sistemi var.
Bu sistemler öyle ki, her gelen son inanç sistemi önceki sistem değiştirildiği için bu sistem indi diyor. Bakıyorsun bu sistemi yazan herşeye gücü yeten yaratıcı ama 220bin peygamber indirdiği halde bu bozulmaya değiştirmeye dur dememiş taa ki son indirdiği inanç sistemine kadar.
Onda da bu sistemin bir kitap haline gelmesi 100 yıl sonra oluyor. Kimi kalan yazılı kaynakla, kimi sahabelerin aklında kalanlarla. 100 yıl sonra toplanan bir kitap ama içeriğinde değiştirilmeyeceğini garanti ediyor.

Bir insanın yaratıcı inancı varsa, yaratıcının herşeye gücü yetiyor, bizi ne için yaratmışsa onu yapacak zaten.
Yaratıcıyı kurallara kaidelere bağlamak, sabahtan akşama vücudu aç susuz bırakarak, belli hareketler yaparak, hayvan keserek, hiç anlamadığı dilde birşeyler söyleyerek sevilen kul olmaya çalışmak acayip bir mantık...

99 tane arapça isimle hitap etmek hatta o isimleri ezberlemeyi büyük maharet saymak, farsça olan rab kelimesiyle hitap etmeyi normal saymak, ama Tanrı diye bahsedince güçlü bir iradeyle bu Türkçe ismi reddetmeleri de işin bambaşka bir boyutu. Ama Türk'ün dili olan Türkçe kelimeye bu kadar düşman olan bunlar bize ırkçı derler.

Yeni yeni kuran'ı Türkçe okuyanlar dinden çıkar diyen din hizmeti sunarak para kazanan görevliler türemeye başladı. Bu gidişle kuran'ın Türkçe mealini tamamen yasaklayacak noktaya bile gelebilirler. Sadece kendileri ayet meallerini anlatarak ilerlemeye devam edebilirler.