Ne zaman güzel bir adım atsam hemen peşine ayağıma çamur bulaşıyor,
ne zaman biri için güzel bir şey yapsam yanlış anlaşılıyorum kalbimi kırıp geçiyorlar,
ne zaman bir işi iyi yapmaya çalışsam günün sonunda en kötüsü ben oluyorum,
ne zaman "başaracağım!" desem çok çalışsam o umut illa ki kırılıyor,
ne zaman bir şeyi çok istesem gözümün önünde bunu hiç hak etmeyenin güle oynaya alıp geçmesini izliyorum
çok merak ediyorum gerçekten kader adil midir? Kadere inanmak her müslümanın şartıdır tabii ki fakat gerçekten eşit miyiz?
Kendimi bildim bileli pes etmek yok, kalp kırmak yok, vazgeçmek yok deyip duruyorum kendimi motive ediyorum ama artık çığrından çıktı.
Artık kendimi kaderin adil olduğuna inandıracak bir sebebe ihtiyaç duymaya başladım, bunu nasıl yapacağım?
İnsanlar günü kurtarma çabasında, uzun vadede bu yaşadıklarınızın sizden başkasının farkında olmasını beklemeyin.
Ayrıca şöyle bir gerçek var :
Tüm bu olumsuz gördüklerimiz, altından kıymetli tecrübe olarak bize geri dönüyor ve bu tecrübeler ileri de emin olabilirsin ki işimize çok yarayacak. Bugün belki kıymetsiz hatta umutsuzluk verdiler ama yarın tüm bunların toplamı bir bütün olacak ve büyük imkanların açılmasına vesile olacak, bunu biz bilemeyiz. Ve başaranlar daima mücadele edenlerdir.
Birilerinin başardı demesi için değil tabi,
Doğru bildiğinle yaşamak için başarmak gerekir.
Hz Ömer "Başıma bir iş geldiğinde üç şeyden dolayı sevinirim." dermiş. Ve nedenlerini de şöyle sıralarmış :
1. Demek Allah beni unutmamış.
2. Bu gelenden daha şiddetlisi gelebilirdi, ama bu geldi bundan dolayı sevinmeliyim.
3. Her bela ve musibetten sonra bir rahmet gelecek, demek ki, arkası bundan hayırlı olacak
Öyleyse sabırlı olmak, beterin beteri vardır deyip halimize şükretmemiz lazım. Bugün dünyada açlık ön plana çıkıyor, kuraklık, İklim Değişikliği ve ani ve katlarca fazlası yağışlar görüyoruz, köklü bir gıda krizininde eli kulağındadır. Allah daha kötüsünden insanlığı korusun.
Su gibi olmaya çalışın,
Asla pes etmeyin,
Akın, yol elbet bulunur.
Allah büyüktür.