Fakir insan:
Hayat zaten adil değil doğar doğmaz bir fakir ailenin çocuğu olarak doğma ihtimalin yüksek görünüyor. Ondan sonra zengin evladı hemen hemen her şeye sahipken sen yeri gelir küçük yaşta çalışmaya başlarsın. Eğitim hayatın zorluklarla geçer geçim sıkıntı yaşayan bir ailenin geleceğe endişe ile bakan bir çocuğu olarak sırtında büyük bir yük hissedersin. Büyürsün baba parası yemek ağır gelir çalışayım dersin. Memur olmuşsan geçim sıkıntısı çekmeye devam edersin olmamışsan açlıkla imtihan olursun. Evleneyim dersin eğer çok temiz yürekli bir kadınsa her türlü kabul eder ancak büyük ihtimal karşına çıkan haklı olarak insan geçim sıkıntısı çekmek istemez ve o da sana yüklenir. Bir şekilde evlenirsin çocuğun olur ve geçmiş olsun çocuğunda aynı kaderi paylaşırsın.
Zengin insan:
Doğar doğmaz el bebek gül bebek büyütülür. Yediği kaliteli yiyecek ve ürünler biyolojik olarak güzel görünmesini sağlar (Ne yersen o olursun). Yani 1-0 önde başlarlar. Sonrasında çok kaliteli bir eğitim görürler asla geçim sıkıntısı gelmez akıllarına. Bilim ve geleceğe dönük tam donanımlı bir eğitim görürler. Zihinleri stresten uzak ve berrak olur. Ellerinde ki tüm imkanları kullanarak çok yüksek mevki makamlara gelebilirler. Zenginsen tipin çok kötü dahi olsa seninle evlenmek isteyen bir sürü insan olacaktır. (Keşke böyle olmasa ancak kadınların bazıları ne yazık ki bu şekilde tercih yapmakta buna da saygı duymak lazım) Evlenir çocuğu olur ve çocuğu da kendisi gibi elit yetişir.
Fakir ve zengin insan arasında bir kıyaslama yapmak istedim hayat bu yüzden adil değildir bazıları 1-0 önde başlar. Düşünsenize bir koşu yarışmasında hakemsiniz bir takım kişilerin başlama çizgisini çok öne çekiyorsunuz. Bunun neresi adil olabilir kimse buna kılıf uydurmasın lütfen hayat bir yarıştan ibaret ve tamamen adaletsiz.