Kanunlar bu örfi uygulamayı maalesef yanlış uyguluyor. Nedeni şöyle;
Mehir evlilik esnasında hocanın geline sorması ve miktarının genellikle 4 ay ( Boşandıktan sonra kadın hamile ise bu süreçte evlenemedi için) kadar kendi haline yaşayabileceğinden daha az olmamak koşulu ile sözlü anlaşma veya kağıda yazılır. Damat mehir miktarını kabul etmezse, anlaşamazsa hoca nikahı kıymaz veya mehir çok kızım sende düş sende biraz yükselt damat mehiri diyebilir. Yukarıdaki örnekte oldukça kallavi bir takı var ve bunu Mehir olarak kabul etmek bence saçma fakat mahkemelerin bu yönde karar verdiğini biliyorum.
Yukarıda dediğiniz şekilde ev, araba veya iş yeri ortaklığı gibi durumlarda takıların düşüldüğünü bilmiyordum, en azından orası mantıklıymış. Fakat yine de kadınlar mahkemelerde her zaman avantajlı..
Yani ben şuna eminim hiç bir video kaydı vs olmasın kadın desin ki bu kadar altın takıldı, erkek de desin ki o kadar değildi daha azdı kadının beyanı esas alınarak belki de karar kadının dediği gibi olacaktı..
Sadece eşinden takı ziynet alırken değil, evlenmeden önce kallavi bir sözleşme yapmak lazım.
Hocam bu ülkede kadınlar her yerde eziliyorlar )))
Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile kadınlar erkeklerdan düşük istihdama ve daha düşük ortalama gelire sahipler.
Sosyal yaşamda kadınlara hayata 10-0 yenik başladıkları için kanun koyucu kadınlara bazı pozitif haklar veriyorlar.
Ancak tüm bunlara rağmen kadınlar şiddete uğramaya, ölmeye, ve iş yaşamından geride kalmaya devam ediyorlar.