digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Karar feminist bir karar değil apaçık örfi adı altında dini hükmün laik hukuka sokulması. Dinde buna mehir denir.
Örfte ve dinde düğünde erkeğe takı takılamayacağı için düğünde takılan tüm ziynet eşyaları kadına aittir.
Yani evlilikde mal ortaklığı rejimi varken evliliğin başında düğünde mal ayrılığı rejimi uygulanıyor.

Sizin söylediğiniz örneklerde mesela altınları peşinat yapıp üzerine kredi çekilip ev alındıysa.
Boşanma halinde bozdurulan altınların bugünkü değeri evin genel değerinden düşülür kadına iade edilir, evin kalan bedeli 2 ye pay edilir.
İş meselesinde de aynı bir iş kurulduysa boşanma halinde işteki ortaklık paylaşılmadan önce sermaye için kullanılan altınlar iade edilir kalan sermaye ya da işletme pay edilir.
Yani kanun diyor ki altınlar kadının güvencesidir, her ne amaçla alınırsa alınsın ileride yerine koyulmalıdır.
Tabi bunu aslında kanun demiyor. Bu kaynağını dinden alan bir karar.

Bence evlilik içinde mehirine ya da düşünde takılan takılarına el konulan kadının 5 sene mahkemeye gidip itiraz etme hakkı olmalı.
Borçlar kanununa göre zaman aşımı 5 senedir. Elinden alınan altınlara 5 sene ses çıkarmayan kadın hak iddia edememeli.

Erkekler bundan sonra eşinizin elinden altınları alırken gönüllü verdiğine ve ileride hak talep etmeyeceğine ilişkin bir sözleşme almak lazım.)))
Kanunlar bu örfi uygulamayı maalesef yanlış uyguluyor. Nedeni şöyle;

Mehir evlilik esnasında hocanın geline sorması ve miktarının genellikle 4 ay ( Boşandıktan sonra kadın hamile ise bu süreçte evlenemedi için) kadar kendi haline yaşayabileceğinden daha az olmamak koşulu ile sözlü anlaşma veya kağıda yazılır. Damat mehir miktarını kabul etmezse, anlaşamazsa hoca nikahı kıymaz veya mehir çok kızım sende düş sende biraz yükselt damat mehiri diyebilir. Yukarıdaki örnekte oldukça kallavi bir takı var ve bunu Mehir olarak kabul etmek bence saçma fakat mahkemelerin bu yönde karar verdiğini biliyorum.

Yukarıda dediğiniz şekilde ev, araba veya iş yeri ortaklığı gibi durumlarda takıların düşüldüğünü bilmiyordum, en azından orası mantıklıymış. Fakat yine de kadınlar mahkemelerde her zaman avantajlı..

Yani ben şuna eminim hiç bir video kaydı vs olmasın kadın desin ki bu kadar altın takıldı, erkek de desin ki o kadar değildi daha azdı kadının beyanı esas alınarak belki de karar kadının dediği gibi olacaktı..

Sadece eşinden takı ziynet alırken değil, evlenmeden önce kallavi bir sözleşme yapmak lazım.